Yokuş Aşağı Portakallar

Gölge Konuşuyor:

Öyle bir başlangıç vardı ki, beklediğinden iyi bir romana hazır ol diyordu sanki. Anlatma heyecanı vardı ilk bölümde. Arzu’yu anlatmak için herkes, her şey dile gelmiş, sözleşmiş gibiydi. Bulut, perde, kapı kolu, tüm şeyler anlatıyordu Arzu’yu. Ne var ki, hiçbirinin sözleri Arzu’nun suskusunu önleyemiyordu. Dağlardan medet umuyordu o. “Dağlar!” diyordu, olmadı vurguyu artırıyordu: “Dağlarrr!”yokuş aşağı 001

Romanı belirsiz bir kişi anlatıyordu. Ama kişilerin hayallerini, rüyalarını onların sesinden ya da içsesinden dinliyorduk. Yukarıdaki animist ruh devam etmedi ama bu hayaller ve rüyalar sayesinde gerçekliğin sınırları aşılıyordu yine de.

Kadınlar anlatılıyordu kadın bakışıyla. Bilinçleri, bilinçaltları deşiliyordu, kendi sesleri olmaya çalışan biri tarafından. Ne kadar zordular, ne kadar karmaşıktılar. Bu bakımdan bir erkek bakış açısının -feminen bir bakış açısıyla yaklaşsa da- onları anlaması mümkün müydü? Soru işareti.

Evet biz erkekleri severler onlar, ihtiyaç duyarlar bize. Ne var ki, bu sevgi ve ihtiyaç hiçbir zaman birbirlerine duydukları kadarıyla boy ölçüşemez. Romandaki altı kadın birbirlerine öyle muhtaçlardı ki, birinin yokluğunda sanki tümü eksilecekmiş gibiydi.  İster istemez insan erkekler anlamaz diye düşünüyor.

Aşk ise romanın her satırına sinmiş. Hiç bitmiyor aslında. Hiçbir zaman da somut yaşanan bir şey değil. Kusura bakmayın o yaşananların hiçbiri gerçek bir aşk değildir mesajı vardı. Mürşit vardı mesela, Handan’ın Mürşit’i. Mürşit var mıydı, gerçekten ama?.. Kezzi ve Gülendam. Onlara ayrı birer can denilebilir mi? Mümkün değil… Acı eşlik ediyordu aşka. Farklı dünyalar arasında köprü vazifesi gören Narin’e ne demeli? Acının en büyük payı ona düşüyor… Arzu ile Ömer, İpek ile Kemal, Handan ile Orhan. Çifttiler sözüm ona…

Hattimi aşmadan sözlerime son vereyim ben de. Bir şeyleri eksik bıraktım, yarım bıraktım, ne kadar nüfuz etmeye çalışsam da çözemediğim bir dünya, yeterince anlayamadım hissiyle birlikte ayrılık bu sefer. Birçok defa olduğu gibi.