Görme Biçimleri

Ön Kapak:tara0012

Gölge Konuşuyor:

Yedi deneme barındırıyor kitap. Üç tanesinde sadece görseller, yazarın tabiriyle imgeler  var.  Berger zaten görselin yazıdan daha çok şey anlattığını söylüyor… Tarihsel olarak baktığımızda sanat eserinin, tablonun bir sahibinin olduğunu, birilerinin mülkiyetinde olduğunu, yani bir meta olduğu vurgulanır. Sanat eserinin biricikliğini ancak günümüzün sanatçısı, eleştirmeni, sanatseveri teslim etmiştir. Geçmişte,  resmin ne olduğundan ziyade ne içerdiği ile ilgilenilmiş. Yani tarihsel olarak sanat eserinin neyi anımsattığı, neyi temsil ettiği üzerinde durulmuştur. Eserin tüm anlamıyla kavranması ancak günümüzde gerçekleşmiştir. Özellikle sanat eserinin yeniden canlandırılması, çoğaltılması onu daha kolay ulaşılabilir hale getirmiş, kitleselleştirmiştir. Bu sayede resimden çok farklı anlamlar çıkarılmış, başka bir deyişle resim farklı anlamlara bölünmüştür.

Nü okumalarında, nü’nün sanatsal değerini teslim etmeden önce, bu değeri atfetmesine neden olan kadının ve erkeğin toplumsal rolleri üzerinde durulur: Erkek kendinde gizli bir yetkelilik durumu olduğuna başkalarını inandırır. Daha edilgin rolünden dolayı da kadın, gözlenen veya gözleyen olmak üzere iki karşıt konuma bölünmüştür. “Erkekler davrandıkları gibi, kadınlar da göründükleri gibidir. Erkekler kadınları seyrederler.Kadınlarsa seyredilişlerini seyrederler. Bu durum, yalnız erkeklerle kadınlar arasındaki ilişkileri değil, kadınların kendileriyle ilişkilerini de belirler. Kadının içindeki gözlemci erkek, gözlenense kadındır. Böylece kadın kendisini bir nesneye –özellikle görsel bir nesneye- seyirlik bir şeye dönüştürmüş olur.” (sf. 47)

Berger’ın resim okumaları etkileyici gerçekten. Buradaki analizler cuk oturmuş desek yeridir. Tablolardaki yüz ifadeleri, resmin içine serpiştirlmiş nesneler ve ayrıntıların hepsi hikayeyi gözler önüne seriyor. Duyguları, kişilikleri ve hatta sınıfsal konumları resimlerden okumak mümkün….

Berger’ın reklamcılığın tüm batı sanatını araçsallaştırmasının olduğu denemsini dahiyane buldum. Leonardo’nun, Holbein’in, Rembrandt’ın imgeleri ile reklamcılıkta kullanılan imgeler arasındaki benzerlik şaşırtıcı gerçekten.  Berger’e göre, reklamların etkili olmasının nedeni  inandırıcı olmaları değil, reklamların sundukları düşsel dünyanın almlayıcı-seyircinin düşsel dünyası ile çakışmasıdır…

Arka Kapak:tara0013