Dost Yaşamasız

Gölge Konuşuyor:

Bayılıyorum devrik cümlelere. Hayatımın önemli bir parçası onlar. Şiirin has malzemesi devrik cümleler, ama öyküye de yakışıyor, yakıştırmayı bilirseniz tara0010Vüs’at O. Bener gibi. Yine de öykülere şiirsellik yakıştırılabilir mi, emin değilim. Ama öykülerin, muhabbet havasında geliştiğini söyleyebilirim. Yazı değil muhabbet. Güzel muhabbet eden, muhabbetin belini kıran insanlara kulak misafiri oluyorsunuz.

Bu kitap Sait Faik’in hikayeleri ile ilgili duygularımı ifade ettiğimde bana tavsiye edilmişti bir dostum tarafından. Evet, bingo. Tam onikiden…

Bazı öyküler o kadar etkiledi ki beni, sonra dönüp tekrar okudum. Kömür adlı öyküyü mesela. Kavga eden çocuk işçiler, çevredekiler için horoz dövüşü temaşası zevki yaratıyor. Sırtındaki birkaç kömür tanesi olan küfeyi yere indirmeden kavga eden çocuğun, hamal arayan sözüm ona aydın tipi ile olan karşılıklı güvensizliği hoş bir durumdu gerçekten.

Havva adlı öyküde nefret, çocuk nefreti bu kadar güzel mi işlenebilir. Hayret ettim, o kadar da çocuk kitabı okumuştum. Sevgi dolu çocukların hikayesi çok, ama içi nefret dolu çocukların hikayeleri ya…

Istakoz adlı öykü de vay anasını dedirtti. Istakoz canlı pişirilmek zorundaymış. Istakoz tarifi son dönem okuduğum Refik Algan’ın bazı hikayelerini anımsattı bana.

Dost adlı öykü yasak aşkın cazibesi ve gerilimini taşıyor. Gerçekten dosttular, bunu hissetiriyorlardı. Ama dostunun yari, sevgilisi ile olur mu? Olsa bir türlü, olmasa bir türlü.

Epey bir not aldım kitabı okurken. Her öykü için ayrı ayrı. Anlatmakla bitiremem, yerim de var. Ama acele etmemek lazım, nasıl olsa başucumda bekliyor kitap.

Goodreads raporu: 91 kişiden 33’ü tam not vermiş