Şikago Mezbahaları

Gölge Konuşuyor:

Bin dokuz yüzlerin başında Litvanya’dan Amerika’ya göç eden Jurgis ve ailesinin içi umut doluydu. Ne var ki o gün, gittikleri coğrafyada, ekmek aslanın ağzındaydı. Heletara0016 hele dil bilmeyen bir göçmen ailesini, mesken tutacakları  Şikago’nun mezbaha bölgesinde, daha çetin şartlar bekliyordu. Liberalizm denilen kapitalizmin en vahşi evresinin yaşandığı bu zamanlarda tüm işçiler tamamen kapitalistlerin insafına bırakılmıştı. Piyasanın acımasız koşulları insanları silindir gibi eziyor, bir köle gibi alınıp satılmalarına neden oluyordu.

Jurgis ve ailesinin de elinden tutan birileri olmadığı için oradan oraya savrulurlar. Ev sahibi olacaklarken dolandırılırlar. Hem evsiz kalırlar, hem de paralarını kaptırırlar.Yoksulluk, açlık, işsizlik, soğuk, salgın hastalıklar ortalığı kasıp kavuruyormuş. Patronların ve kahyaların vicdansızlığı çoğu zaman çalışan işçinin sabrını taşırıyordu. Jurgis de bir gün kendine engel olamaz, kendisine nefretle ve iğrenmeyle bakan kahyayı pataklar ve kendini kodeste bulur. O sıralar ailesine düşkün olan Jurgis, yiyecek ekmeği olmayan ailesi için endişelenir.  Hapishane sonrası işsizlik, düşük ücretli işlerde çalışmak ve çalışma koşullarının ağırlığı Jurgis’i de bıktırır. Karısı Ona parasızlıktan dolayı bir çatı arasında doğum yapmaya çalışırken ölünce sarsılır. Bu yetmiyormuş gibi  oğlu da çamur deryası ara sokakta boğulur.  Kendisini iyice kaybeden Jurgis, çareyi ailesini habersiz terkedip bireysel kurtuluşta bulmaya çalışır. Önce soluğu kırlarda bulur. Kırlarda tutunamayınca tekrar kente döner. Aylak ve serseri birine dönüşür, suça bulaşır, hırsızlık yapar. Sonra bunun da çare olmadığını anlar. Ailesine geri döndüğünde koşulların biraz değişmiş olduğunu farkeder. Tüm yaşadıklarını ve yaptıklarını düşünen ve süzgeçten geçiren Jurgis aslında yapacak tek bir şeyin olduğunun farkına varır. Bu şey bireysel kurtuluş değil, toplu direniştir…

Uzun zamandır ‘toplumsal gerçekçi’  edebiyattan uzak kaldığımın farkına vardım, belki yıllar olmuştur bu türden bir roman ya da hikaye kitabı okumayalı. Şimdilerde kimilerinin edebiyat olarak görmediği bu türe, özellikle Şikago Mezbahaları özelinde itiraz ederim. Özellikle, Jurgis ve Marija iyi çizilmiş karakterler. Eğer bir işçinin hikayesi anlatılacaksa başka türlü nasıl anlatılabilirki, üstelik 1906’da…

Kitaptan:tara0014

tara0015

Reklamlar