Annemin Kuşları

Gölge Konuşuyor;

Büyükler için yaptığı deneylerin benzerlerini çocuklar için de yapmış Tunç Kurt. Küçük laboratuarında her seferinde yeni şeyler deneme çabası içinde olduğunu görüyoruz onu. Onun yazdıklarını seviyorum. Çoğunlukla da eğlendiriyor beni bu anlatılar. Eminim ki Tunç Kurt da yazarken eğlenmiştir.

Yenilik isteği onun çok sayıda eser vermesine engel bir durum ama sanırsam amatör bir ruhla yazıyor öykülerini. Hele hele onun çocuk dünyasına el atması beni daha çok heyecanlandırıyor… Biraz da kendimi öveyim. Kendimle ilgili de şunu iddia edebilirim, yazılan kısacık bir öykü olsa dahi ben oradaki emeği görürüm. Bundan dolayı da emeğine sağlık Tunç Kurt diyorum.

Öykülerin hiçbirinde çocuğa ders vermek için yazılmış olduğuna dair pek bir şey yok. Belki Derin Suların Uzağında da biraz biraz var bu istek. Ama mesaj olur tabi ki önemli olan didaktik bakış açısını kırmak… Öyküler daha ziyade çocuk aklıyla, çocukça bir bakış açısıyla yazılmış. Pohpoh Serisi, Tornet ve Annemin Kuşları adlı öykülerde konuşan zaten çocuğun kendisi.

Tüm öyküler zekice ama Pohpoh Serisi’nı ayrı bir yere koymak lazım. Bu öyküde Nil’in başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Zavallı kızın küçük kardeşi Lal kaçırılmıştır fidye karşılığında.  Bu klasik bir hikaye diyeceksiniz, bu doğru ama kaçıranları duyduğunuzda küçük dilinizi yutacaksınız. Zavallı küçük kız, Nil’in sevdiği Türkçe öğretmeni ile hayranı olduğu müzik grubu One Direction’un üyeleri tarafından kaçırılmıştır. Üstelik bu kaçırılma olayında ünlü alacakaranlık vampiri Edward Cullen’in de parmağı vardır.

Tornet ise özgüven aşılama ile ilgili öykü arayanların işine çok yarar bence. Aksi ve güvensiz bir çocuk olan Aliş’in yaptığı icat ve icat sayesinde aldığı başarıdan dolayı özgüven depolamasına şahit olduk bu öyküde.

N10H9 adlı öyküde ise okumanın, güzel hikayeler okumanın çocukta yarattığı karşı konulmaz macera isteği ele alınmış. TK’nın büyükler için yazdıklarına çok benzeyen bu öyküde, aynı zamanda okumanın hayal gücüne katkısını da görüyoruz. Annemin Kuşları ise daha çok Alman, Avusturya ve Kuzey ülkelerinin çocuk öykülerinde gördüğümüz kalbe hitap eden, lirik, samimi bir dil var. Öykünün bağlanma biçimi de pek fantastikti doğrusu…