Soğukkanlılıkla

Gölge Konuşuyor:

O kadar çok beğenilmiş bir romanın benim için özel bir kitap olmamasını kimi zaman önemsemem ama söz konusu romanı Capote gibi yazar yazmışsa ve benzer okur profiline sahip kişilerin beğenisine mazhar olmuşsa, bu durumda , kendi kendime, yavrum sorun sende galiba deyip kitapla kurmakta zorlandığım ilişkiyi gözden geçiririm.soguk

Ellilerde yazıldığı için hem roman tekniği hem de içerik açısından yenilik içerdiği düşüncesi romanın beğenilmesinde etkili olmuş olması gerekiyor. (Roman tekniği açısından bugün Soğukkanlılıkla’yı okuyan biri romanı özel bir yere koyamaz.) Bunun ipuçlarını ben, hem Capote’nin hayatından kesitler sunan hem de bir yazarın romanını yaratma sürecinde gerçekliğin içine dalmasıyla romanını nasıl kurduğunu anlatan Capote adlı filmin referansından edindim. Evet bu kurmaca metin gerçek bir olay üzerinden kurgulanmış. Bu da iki katilin dört kişilik bir aileyi hunharca katletmesiydi.

Konunun bir cinayet veya bir polisiye romana malzeme olacak cinsten olduğunu söylemek gayet tabi. Ama tam böyle değil. Roman polisiye olmaktan ziyade cinayet romanı. Olayı soruşturanlar var ama katiller ve maktüller kadar önplanda değil. Bu aksiyon-polisiye romanlarda alışılmış bir teknik değil.

İçerik içerik diyoruz ama yine tekniğe saplanıp kalıyoruz. İçerik söz konusu olduğunda katiller klasik Holivut tarzındaki gibi psikopat katiller gibi çizilmemiş. Dört masum insanı katleden katiller “baltalı katil” gibi cinayetleri soylu bir amaç için gerçekleştirmemişler. Bu nedenle okur tarafından pek sempatiyle karşılanmıyor.

Ama zaten roman suçluya değil suça odaklanmış. Suçun ekonomik ve sosyal arka planı dikkate alınmış. İnsanın doğasının kötü olduğunu esas alan Freudçu, tanatosçu anlayış dikkate alınmamış.

Katillerin geçmişine gidilerek söz konusu ettiğimiz arka planın görünümü verilmiş. Ta çocukluğuna gidiliyor katillerin. Evet iyi bir geçmişleri yok. Travma yaratacak şeyler olmuş hayatlarında. Ama her ikisinin de sapkınlıkları yok değil. Bu yönleri muhtemelen yaşadıkları kötü geçmişin kaynağı. Bu amaçla aslında suçluyu cezalandırmayı değil suçu önlemeyi öneriyor. Katil katil diye bağırıyoruz ama adamlar suçlarını da itiraf etmiş değil. Son olarak Holivut’un posasını çıkardığı bu idam sahneleri neden en ince ayrıntısına kadar verilir, hiç bir zaman anlamam….