Film Anlatıcısı Kız

Gölge Konuşuyor:

Eskisi kadar ilgili olmasa da sinema ilk göz ağrımdır. Televizyonla uyandığım için sinemanın o şenlikli günlerine yetişemedim. Ama olay mahallini anlatan bir sürü film gördüm, hikaye dinledim. Televizyonda izlemiş olsam da çocukluğumda sinema filmleri benim için çocukluğumun en büyük tutkusuydu. O zaman bile filmlerle ilgili notlar alıyor, filmin kümyesini bir yerlere yazıyordum. Çocukluğumda bile dünya sinemasının önemli yönetmen ve oyuncularının adlarını biliyordum: Vincente Minelli, Tyrone Power, Jean Gabin ve diğerleri…film 001

Ben bir şekilde o şenlik geleneği sürdürmüşüm bir başıma, üstelik onu sonlandıran tek fail televizyon sayesinde. Yediden yetmişe herkesin şenliğiymiş bu, ama en çok çocukların. Hasan Ali Toptaş’ın Kayıp Hayaller Kitabı adlı romanındaki  çocuğun heyecanını unutamıyorum, Giuseppe Tornatore’nin o müthiş filmi Cinema Paradiso (Cennet Sineması). Ne şahane filmdi o. “Alfredo, Alfredo!” seslenmelerini halen duyuyor gibiyim.

Burada daha değişik bir öykü var; sade, naif ve özgün. Maria’nın işi kasabaya gidip film izlemek ve dönüp filmi ailesine anlatmak. Maria bu işi yaptığı için alanda epey bir sükse yapar. Maria’nın film anlatma serüveni aile ile sınırlı kalmaz. Dışarıya açılır Maria; evlere,işyerlerine servis yapar.

On iki yaşındaki bir kız çocuğunun bu başarısı takdire şayandır. Maria’nın kişiliği ve yaptıkları bu kısa romanı okumak için yeterli ama Maria’nın ailesi ve Maria’nın ailesiyle kurduğu ilişki de romana ayrı bir boyut katıyor. Buradan biz ülkenin yani Şili’nin toplumsal yaşamını da çözüyoruz. Beş kardeşin en küçüğü, dört abisi var. Baba bir kaza sonucu vücudunun belden aşağısı iş göremez halde, anne kazadan sonra evi terk etmiş. Ortaya bebeklerle hiç oynamamış bir kız çocuğu çıkmış, ama miskette ve başka erkek oyunlarında başarılı…

Cennet Sineması’nın sonunda evine yıllar sonra dönen o çocuk, şimdinin kocaman adamının filmin sonunda yaşadığı duyguya benzer bir duyguyu Maria’da yaşamaktadır: Eksilme..

Şili edebiyatı. Son zamanlarda bir kaç iyi örnekler karşıma çıkan, bize çok benzeyen bu uzak ülkenin edebiyatı… Alejandro Zambra’nın Eve Dönmenin Yolları, Antonio Skarmeta’nın Gökkuşağı Günleri ve Hernan Rivera Letelier’in Film Anlatıcısı Kız. Galiba sonuncu söylediğimi daha çok sevdim..