Nova Ekspresi

Gölge Konuşuyor:

Cut-up serisinin üçüncü ve son kitabı. Diğerlerinin devamı dememe gerek yok, çünkü romanlarının üçünün de kendi içinde bile devamlılığı yok. Çevirmen de notunu düşmüş zaten rasgele birleştirilmiş teyp kayıtları diye. Tekrara düşüyorum ama, şöyle ifade edebiliriz, birbirine yapıştırılmış bir film şeridi düşünelim, bir fotoğrafın bir öncekiyle ilişkisi olduğuna bakmaksızın önünüzde bilmem saniyenin yüzde biri mi desem, binde biri mi desem zamanda geçen bir film şeridi. Ama kilitleniyorsunuz, görüntüler arasında bağ kurmadan üstelik.nova-001

İlk iki roman için söylediklerim bu roman için de geçerli. Ne var ki, Nova Ekspresi biraz daha düzen yanlısı gibi. Nova Polisleri var mesela, kitleleri apomorfin ile eğitmeye çalışan.

Yeraltı sakinleri var ama,biz romanı polisiyeden ziyade bilimkurguya dahil edelim. Bissürü grup, kurum adı. Yani romandaki özel adların sürüsüne bereket. Wilhelm Reich’in orgon akümülatörlerinden önceki macerada da bahsetmiştik. Duygu çekilmesi ve daldırma tanklarından da bahsetmiştik. Orgon akümülatörü kısaca Reich’a göre dünyanın etrafını saran biz ölümlüleri şarj eden bir enerji tabakası. Orgon denilen bu enerji demirden geçer organik olana takılır ve organizmaya güç kaynağı olur. Bu enerjiyi bir şekilde atar insanlar. Mesela orgazm bir  orgon deşarjıdır. Bir de duygu çekilmesine neden olan ışıksız ve sessiz, su dolu daldırma tankları vardır. Bu ikisi bilimsellere örnek. Bir de kurgular var, saymakla bitmez: Sessizlik Virüsü, Gri Oda, Gökyüzü Şalteri, Gerçeklik Tezgahı, Biyolojik Polis, Venüs Pislik Çürüğü vs…

Yine diğer iki maceradaki birçok şey burada da var. Sıvı alışverişi mesela. Sıvıları çok kullanıyor, özellikle cank sıvılarını. Bu macerada kokulardan da faydalanıyor. Bu haliyle bir atmosfer romanı olmayı başarıyor. Bu nedenle burnumuzu çekebiliriz roman süresince… Uyuşturucu ile birlikte türlü antibiyotikler, kimyasallar ve radyoaktivite de mevcut. Her şeye rağmen şükredebiliriz böyle bir dünyada yaşamadığımız için. Her an canınızı acıtacak bir şey var. Korkmanız için zamanınız olmayacak zaten. Baştan aşağıya pisliğin içindesiniz zaten. Burroughs bir edebiyat anarşisti gerçekten. Tüm yerleşik değerleri bir potanın içine atıp bulamaç haline getiriyor….