Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini

Gölge Konuşuyor:

Şimdi tamam, kötü bir roman demeyeceğim bu kitaba. Ne var ki böyle bir romanı okumak benim için her zaman sıkıntılı olur. Yazarın durduğu yerden, yazarın bakışyüzbaşı corelli açısıyla olaylara bakamadığım için yazılanları bazen küçümserim, bazen de yazılanlar öfkenlenmeme neden olur.

Oysa romanın karakterlerine, olay örgüsüne, anlatma biçimine bakınca hiç fena bir roman olmadığını söyleyebilirim. Karakterlere baktığımızda; kürtaja karşı, iyi niyetli muhafazakar aydın Dr. Yannis; doktorun başına buyruk, duygularının seline kapılan kızı Pelagia; yıllarca yok yere işitme duyusundan yoksun kalmış kralcı görüşleriyle bilinen Stomatis; muz şeklindeki penisi hikayenin geçtiği Kefalonya adasının tüm kadınları tarafından bilinen komünist Kokolius; Carlo, Antonio, Peder Arsenio hepsi iyi çizilmiş karakterler. Sadece Mandras’ta biraz sorun var; Pelagia’nın eski nişanlısı kızıllarla tanışınca tamamen saplantılı birine dönüşür: Bahsettiğim rahatsız edici durumlardan. Valhasıl yazar ulusları, siysal görüşleri, dinleri, grupları kendince etiketlemiş. Şöyle:

Kötüler: Almanlar, Kızıllar, Romalılar

O Kadar da Kötü Olmayanlar: Muhafazakarlar, İtalyanlar, Türkler.

İyiler: Yunanlılar, Yahudiler, Liberaller…

Kitaptan:tara0006