Yarın Yapayalnız

Gölge Konuşuyor:

Selim İleri’yi beğenerek okuyordum öncesinde, bu romanla da beğenim hayranlık seviyesine ulaştı. Sevmezdim kendilerini aslında, sevmemek doğru kelime değil, Selim İleri okumasını bilmezdim, yazdıklarını anlamazdım. Sonra aklıma bir fikir geldi. Ben bir öğrenciydim. Okur bir öğrencidir. Okur-öğrenci. Bu nedenle Selim İleri ile ilgili konuşan insanları dinlemeye karar verdim. Semih Gümüş, Beşir Ayvazoğlu, Doğan Hızlan, Ayşe Sarısayın, Gül İrepoğlu bu isimlerden birkaçıydı ve bugün Selim İleri roman ve hikayelerinden zevk alır duruma gelmişsem bu isimlerin sayesinde oldu.

Kurmaca tekniği bildiğimiz Selim İleri tarzı. Önce yazar vardı, hikaye sonradan oldu. Hikaye çok, yazar az. Yazarın varlığı bu noktada daha önemli. Ben de hikaye anlatıyorum ama yazar, edebiyatçı olamıyorum. Bu tekniğin, bu biçimin çok önemi var iyi bir eser yaratılmasında. İkna edici ya da inandırıcı olması için bu gerekiyor.  Ne var ki bu yetmiyor. Hikayenin daha iyi anlatılması için Selim İleri’nin kelime ve cümlelerine ihtiyaç var. Kelimeler ve cümleler onun oyuncakları değil miydi? Türkçenin tüm lezzetini barındırıyor bu kelime ve cümleler. O kadar ustalıkla bir araya getiriyor, yapılar kuruyor ki yazının altın çağı sanırsınız bu yapıları. Ne var ki, buradaki mimariye hak ettiği değer ancak flanör bakışıyla verilebilir.

Buraya kadar her şey iyi, peki değişen ne? Hayranlık neden? Bunu anlatmak o kadar da zor değil. Bir duygunun dile geliş ve yaşayış biçimi. Koşulsuz sevgi bu duygu. Bazıları aşk diyor buna. Aşkların farklı yaşandığına dair birçok şey söylendi. Benim de bu sayfalarda ettiğim gevezelik az değil. Ama bu roman bütün aşklar birbirine benzer diyor. Kişiler değişir aşklar değişmez, cinsiyetler değişir aşklar değişmez.. Ve aşk etrafını öyle donatır kİ; envai çeşit duygu, envai çeşit ruh hali. Azalıp çoğalması da aşkın doğasındadır. Aşk ekonomi gibidir. Krizler büyütür bazen onu. Cinselliğin aşka ne kattığı ve aşktan ne götürdüğü konusunda elimdeki bir roman olmasaydı kaynak kitap olarak önerebilirdim.

Okunan romanlar, izlenen operalar, operetler de anlatının bir parçası olur Selim İleri romanlarında. Entelektüel yanları güçlü karakterler vardır. Bu seçiminden dolayı İleri seçkinci olarak değerlendirilebilir, ne var ki bir önemi yok. Çünkü ekmek kavgasındaki insanları işlemiş birçok kötü roman biliyorum… Neyse bunu çok uzatmadan diğer sanat yapıtlar kahramanların en büyük dayanağı. Bu karakterler okuduklarını,izlediklerini tüketmiyor yaşamının bir parçası haline getiriyor. Bu nedenledir ki Selim İleri romanlarında öncesinde de karakter statüsüne ermiş kişilerin de önemli rolü vardır. Munise, yani Çalı Kuşu romanın önemli bir karakteri de bu bakımdan bu romanın bir karakteri sayılır.