İkinci Alkibiades

Gölge Konuşuyor:

Alkibiades aynı Alkibiades. Sonradan yazıldığı için ikinci denilmiş de değil. Önem bakımından ikinci olduğu için İkinci Alkibiades denilmiş. Başka diyaloglarda olduğu gibi İkinci Alkibiades’i de Platon’un yazdığına dair şüpheler varmış. Ama ben tecrübelerime dayanarak bu diyalogu Platon’un yazdığından eminim. İlk yazdığı diyalog olduğu tezine daha çok katılıyorum. Doğru Alkibiades birincidekinden farklı olarak dik başlı değil; daha uysal, daha söz dinler biri. Ama Sokrates aynı Sokrates.tara0003

Çünkü diyalogtaki Sokrates bildiğimiz diyalektik bakış açısına sahip. Ele aldığı ikilikleri tek tek değil bütünlüklü ele alıyor. Akıllı-akılsızı, iyi-kötü, faydalı-zararlı ile birlikte değerlendiriyor.

Zaten insanları akıllı ve akılsız diye sınıflandırma tezi Alkibiades tarafından teyit edilmesine rağmen kısa sürede çürütülüyor. Bu sınıflandırmada üçüncü bir seçenek olmadığı düşüncesi bile sınıflandırmayı sorunlu hale getirmektedir. Bir sorun da akılsızı deliyle anlamdaş olarak kullanmamızdır. Sokrates, ne yani bu kadar deli ile bir arada mı yaşıyoruz, diye soruyor. Hem deliliğin dereceleri var; sersem, budala, ahmak gibi…

Akıllı, ne yapmak ve ne söylemek gerektiğini bilenlerdir tezine itiraz etmez Alkibiades. Ne var ki, bu bazen ters sonuç verebiliyor… Tarihten örneklerle son tahlilde  söylenenlerde çelişkiler olduğuna kanaat getirir. Ebeveyn’in tanrıdan çocuk isteği de fena bir örnek değil sanki. Çocuk olduktan sonra, arsız ve sorunlu olabilir ya da akılıdır ama zamanla kaybedilmiş olabilir. Akıl bu durmmda faydadan çok zarar, iyilikten çok kötülük getirmiştir.

Peki iyinin bilgisine nasıl ulaşacağız. Sokrates bu sefer tersinden bir yöntemle sonuca ulaşmaya çalışır. İyi bir okçu ya da iyi bir flütçü akıllı mıdır, gibi sorular sorar. Tek tek disiplinler konusunda bilgi sahibi olurken aslında iyiliğin ve faydanın bilgisine sahip olmadığımızı düşünürler taraflar. Ve böyle insanlar devleti de yönetemez. Bir insan bildiğini ve bildiğini sandığı şeylerin iyiliği ve faydasını bilirse akıllıdır. Devleti böyle insanların yönetmesi gerekir. Bana öyle geliyor ki, Sokrates’in işaret ettiği kişilik bir filozoftan başkası değildir. “Üstat” tanımlamasını kullanıyor aslında Sokrates. “Üstat iyinin bilgisinden yoksunsa, ve şu ya da bu bilginin etkisindeyse, fırtınaların oyuncağı olmayı hak eder.”

Güzel bir anekdotta Atinalıların daha fazla armağan ve daha fazla kurban verdikleri halde neden savaşı Spartalıların kazandığı konusunda tanrıya sitemleridir. Oysa Spartalılar sadece tanrıya dua ediyorlarmış. Tanrı da yüreğimize bakacağı yerde, sunulan armağanlara ve kurbanlara bakacak değil ya…