İlahi Komedya

Gölge Konuşuyor:

Edebiyat tarihinin bu önemli klasiği, yedi yüz yıldır bu hiç eskimeyen klasiğini henüz okumuş bulunuyorum. Okurken de okuduktan sonra da bu eserin neden bu derece kalıcı olduğu üzerine düşünmekteyim. Zor bir soru, ama kendimce cevabını bulmaya çalışacağım.002
Sevgiyi ve sevginin peşinde gerçekleşen bir macerayı anlatıyor. Koşulsuz, aşırı ve idealize sevgi. Maceraseverler için de tatmin edici bir manzum eser. Özellikle ilk kitap Cehennem bu isteğe gerektiği kadar cevap veriyor. Hem İlyada hem de Yüzüklerin Efendisi okuru Cehennemi sevecektir.
Kendisinden önceki klasikleri sentezlemiştir. Vergilius, zaten ilk iki kitap Cehennem ve Araf’ta Dante’ye eşlik ediyor. Tüm pagan dönemi eserleri şu ya da bu şekilde bahis konusu oluyor.
Bununla kalınmamış Dante, Hıristiyanlık inancının öbür dünya inancını da kurguya yedirmiş. Sorgulamanın olduğu ikinci macera Araf’ta inancın felsefi çözümlemeleri var. Sevginin , iyi ya da kötü tarafının felsefesini oldukça ikna edici şekilde tartıştırmış.
Her şeyden ziyade bu eseri değerli kılan yanlardan biri de adanmış bir eser olması. Sevdiği kadın, Beatice’yi kaybeden ona olan sınırsız sevgisini bu manzum eserle göstermiş Dante. Özellikle bu upuzun şiirin en şiirsel cildi olan Cennet’te bunu görebiliyoruz.
Yani kısaca Cehennemi bir roman, Araf’ı bir felsefe metni, Cennet’i de bir şiir ya da başka türlü bir manzum eser olarak okuyabiliriz.
Rekin Teksoy okuduğum Oğlak edisyonunda eseri anlaşılır kılmak için yoğun bir emek harcamış. Yöresel bir ağızla yazılan bu eserin içindeki tüm özel isimleri açıklamış. Dolayısıyle okurun bilgi eksikliği sorununu kökten halletmiş. Ayrıca bu yöresel ağızdaki deyimler ve yan anlamları da dipnotlarda açıklamış. Sondaki dizin ve kronoloji için de Oğlak yayınevine ne kadar teşekkür etsem azdır. Anlam kaybının tamamen giderildiği kanısındayım. Ama sanki bir estetik kayıp var. Orjinalini okuma şansım yok bu eserin, ne var ki, sanki şiirin şiirselliği azalmış biraz..