Geride Kalanlar

Gölge Konuşuyor:

Geride Kalanlar,  (Raj) sömürge sonrası Hindistan’da kalmayı tercih eden İngiliz Smalley çifti ve onların çevresindeki bir grup insanın romanı.  Kabul etmek gerekir, üç yüz küsür yıl boyunca İngiliz sömürgesi olan Hindistan, birçok İngiliz için ikinci vatan, Smalley çifti gibileri için de ilk vatandır. tara0012Londra’yı sıkıcı bulan Smalley çifti, Hintli, melez (biyolojik melezden ziyade kültürel melez) dostlarıyla kalıp, onlarla birlikte yaşamaya devam eder.  Sanırım bağımsızlığını kazandıktan sonra da Hindistan’ın İngiltere ile ticari ve diplomatik ilişkileri devam etmiş. Go-go İnn gibi İngiliz şirketleri Hindistan’da faaliyetlerine devam etmiş. Dinsel ve etnik olarak birçok unsuru barındıran Hindistan’da farklılıklara tarih boyunca tahammül gösterilmiştir. Bu açıdan Smalley çiftinin, üç yüz yıllık sömürgeci kimliğine rağmen  kendilerini kötü hissetmesi  için bir neden yok.

Romanda Smalley çiftinden ziyade dikkatimi Hintli Bhoolaboy çifti  çekti. Gerçekten enteresan bir çift. Smalley’lerin kaldığı Smiths otelinin sahipleridir aynı zamanda bu çift. Mr. Bhoolaboy, Mrs. Bhoolaboy otelin sahibi olduğu zaman otelin müdürüymüş. O zamanki adı Mrs. Pillai olan Mrs. Bhoolaboy kocası öldükten sonra   otelin sahibi olmuş ve bir süre sonra otelin müdürü ile evlenerek herkesi şaşırtmış. Şunu da söyleyelim Francis Bhoolaboy, Lila Bhoolaboy dördüncü eşi. Dört koca eskiten Lila, Francis’in istikrarsız cinsel performansından şikayetçidir.  Bu durumu sağda solda sürekli dillendirir. Lila şikayet ededursun Francis zamparalıkta geri kalmaz. Özellikle ayrıksı Peder Sebastian’ın karşısında günah çıkardığı sekanslar romanın en eğlenceli kısmıydı. Lila eski kocalarını da iktidarsızlıkla suçlar. Sadece bu değil, Lila otel yönetimi konusunda da Francis’i hep eleştirir ve sürekli onu boşanmakla tehdit eder.  Kentsel dönüşüm ile eski yapıların yıkılıdığı bir dönem otelin cazip bir fiyata elden çıkarmak varken Francis’in bu teklifi reddedip, daha düşük bir fiyata razı olmak istemesi Lila için bardağı taşıran son damlaydı. Kocasına derhal istifa etmesini söyler ve bir an önce de boşanma davası açacağını ilave eder.

Lucy Smalley, kocası yetmiş ikide öldükten sonra , otuzlardan başlayarak, daha sonra yaşadıkları Rose köşkündeki ve Raj dönemi de denilen sömürge döneminde, Smiths otelinde yaşantılarını eski Müslüman uşakları İbrahim’e ve daha sonra da aile dostları Mr. Turner’a anlatır. Bu bölümlerde romanda bir tür alt metin işlevi görüyor.  Tabi elime geçen Man Booker’ları okuduğum için bu kitapta yoluma çıktı. Ama Hindistan üzerine yazılmış bütün romanlar bu ödülü almak için daha şanslı galiba…

Kitaptan:tara0010tara0011

Reklamlar