Kaybolan Sevgililere Yollar

Gölge Konuşuyor:

Tavuskuşlarını sever misiniz? Bir çoğumuz güzelliği ile dikkat çeken kuşa sempati besliyordur. Ama herkesin güzelliğine rağmen tavuskuşuna sempati göstermediğini bu romandan öğrendim. Aksine nefret edilen bir kuşmuş. Bu nefretin bir kaynağı var ama. İnançlarla ilgili. Yılan ile ortak amaca hizmet ettiğini inanmak zor.  Ama tavuskuşununkisi kurnazlığından değil saflığındanmış. Çok çabuk kandırılabiliyormuş tavuskuşu. Adem peygamberin cennetten çıkarılmasında şeytanla işbirliği yapmıştır bilmeden..kaybolan

Bundan dolayı Asya toplumlarında sembol bir kuş olan tavuskuşu bir metafor olarak romanda da hep var. Daha ziyade romanda batılının yarattığı ışıltıya kapılan Asyalı için bu ifade kulanılmış. Esas olan inanç ve gelenekmiş. Buna aykırı davranan şeytan ile işbirliği yapmış demektir.

Kaybolan Sevgililere Yollar bu açıdan kör inançın, dinsel tahammülsüzlüğün toplum hayatında yarattığı tahribatı gerçekçi ve acımasız bir şekilde yansıtmış. Britanya’daki Pakistanlı, Bengal ve Hintli ahalinin çok kültür ve çok inançlı yapısının Batı kültürü ile temas etmesi durumunda yaşanabilecekleri göz önüne seriyor söz konusu roman.

İki sevgilinin geleneğe kurban edilmesinin geride kalanlarda yarattığı ruh halini yansıtıyor roman daha ziyade. Kayıplar üzerinden kişilerin iç çatışmaları, kimlik bunalımları verilmiş.

Baba Shamas ile anne Kaukab’ın trajedisi birbirinden farklı. Aydın olan Shamas daha ziyade iki kültür arasındaki sıkışmışlıkta yolunu bulmaya çalışıyor. Dindar olan Kaukab’ın sorunu ise çocuklarını ve çevresini batılının “yoz” değerlerinden korumak. Bundan dolayı da çocukları ile kuşak çatışması yaşıyor ve bu durumdan da babayı sorumlu tutuyor. Oysa Shamas’ın gönül maceralarını olağan karşılamakta. İslam inancına göre böyle bir şey var çünkü.

Böyle bir ortamda çocuklarda ister istemez baskı altında yetişiyor. İngiltere’nin Dasht e Tanhaii adlı küçük bir kasabasında yaşayan orta sınıf bir ailenin hikayesi ile sınırlı kalmıyor roman. Kanayan bir yarayı da dile getiriyor. Gençlerin intihar ve kaçma hikayelerini işliyor aynı zamanda. Batılı kültürü ile yetişen Pakistanlı gençler bazen evlendirilmek için Pakistan’ın ücra köylerine bile gönderilebilir. Bunun  yarattığı kriz zaman zaman can alıcı olmakta.

Durum o kadar da ümitsiz değil yine de. Bir sonraki kuşağın daha sağlıklı olacağı belli. Jungu ve Chanda’yı kurban eden ahalinin bir kayıp kuşağı sanki olmak zorundaymış gibi daha sağlıklı nesiller için. Bundan dolayı ailenin tıp okuyan oğulları Charag sanki geleceğe açılan bir pencere olmuş gibi. Kaybolan sevgililere yol. Yollar…

Reklamlar