Muhabbet Tılsımı

Gölge Konuşuyor:

Hayret! Hüseyin Rahmi gibi  gerçekçi bir yazarımız varken nasıl olur da melodram bataklığına saplanıp kalmışız. Bildik klişeyi söyleyeceğim yine: okumuyoruz. Bir de çok değerli bir edebiyatı eğitim faaliyetlerine kurban ettik. Lisenin kazık dersi edebiyat ve ondan daha felaketi üniversitelerin Türk dili ve edebiyatı bölümü. Suçlu ikisi işte. Hele ikincisi; derslerine ve içeriklerine bir baksanız neden edebiyat mezunlarının okuma alışkanlığının olmadığını (genelde) anlarsınız.tara0007

Lafını sakınmayan biri Hüseyin Rahmi. Saldırgan biri de diyebiliriz. En çok geleneğe saldırıyor ama Şıpsevdi’nin Meftun karakteri özelinde tepeden inmeciliğe de karşı çıkar. Hurafeleri ve geri kalmışlığımızı gözümüze sokar kasıtlı olarak. Romantizm de eleştiriden nasibini almıştır. Neredeyse her satırda romantizme yönelmiş oklar vardır. Muhabbet Tılsımı’nın kahramanlarından biri sevmek bizi kesmez demişti. Evet onun eserlerinde aşktan ziyade kösnüllük işlenir. Hoşlantı ve arzu ona göre aşk ve sevgiye göre daha şiddetli, daha ateşli duygulardır.

Onun sanki Marquis de Sade’ın romanlarından fırlatılmış kahramanlarını görünce bizde bir dönem sansür kurumunun işlemidiği fikrine kapılıyorum. O kösnüllüklerini her fırsatta dışa vuran karakterleri görünce, hele o teyzeler ve amcaların hali ne öyle. Tılsımlar ve Büyüler bu romanın baş rolünde. Böyle bir şey yok aslında, var olan şey kimyasallar ve çeşitli uyuşturucular ya da keyif verivci maddeler.

Aristokrasi de altüst olmuştur Hüseyin Rahmi’de. Ragıp Adnan Bey kızı alt sınıflardan efsunlu Ali Bekir’e kaptırır. Soyluluk artık tarihe karışmıştır onun eserlerinde. Soylu sınıfı karikatürize edilmiş, gülünç hale getirilmiştir. Bu sınıfın burjuvalara yer açmak için sahneden çekilmesi gerektiğini söyler satır aralarında…

Reklamlar