İntihar

Gölge Konuşuyor:

İntihar etmenin asıl amacının geride kalanlara mesaj olduğuna dair bir şeyler okumuştum evvelden. Eğer bu düşünce doğruysa bu kısa roman için amacına ulaştığını söyleyebiliriz. Romana başka bir intiharı anlatan bir intihar mektubu gözüyle de bakabiliriz. Tanıtım bülteni Edouard Leve’in intihar eden arkadaşını kaleme aldıktan sonra yazdıklarını yayınevine teslim etmiş ve çok zaman geçirmeden o da yaşamına son vermiş.

Yukarıdaki paragraf içerikten azade romanla ilgili romanın dışından üretilen malumatın neticesiydi. Romanın içine baktığımızda ise intihar edene bir saygı duruşu olduğunu her satırda farkedebiliyoruz. Yer yer mağrur, yer yer vakur bir tavır varken intihar edenin işini şansa bırakmadan eylemi gerçekleştirmesine övgü var. Gerçekten de düşündüğümüzde başarısız bir intihar girişiminin sonucu utanç verici olabilir.

Hani intiharın nedeni intihar eden çok çaresizdi de intiharın zorunlu hale geldiğine dair bir çıkarımda bulunmak da güç. Üçlükler şeklindeki kitabın sonundaki arkadaşın yazdığı uzun şiirde kendisinin yaşam yorgunu olduğunu sonucunu da çıkarabiliriz. Bu durumda yazarın intiharı için de benzer yorumlarda bulunabiliriz.

Hani intihar çok güzel bir şey, ne olur siz de edin diye bir şey söz konusu değil. Ama sanki intiharın bir hak olduğuna dair bir sonuç çıkıyor. Ama işin bu tarafında okur ikna oluyor mu. Yani başlangıçta sanki bana hikayenin marazi bir tarafı var gibi göründü ama sonradan ben de yumuşadım.

Romanda yazar ölü arkadaşıyla konuşuyor gibi anlatıyor hikayelerini. Yani zaman zaman karşımıza çıkan sen diliyle yazılmış bir roman bu. Bunun yanında motto diyebileceğimiz sözler açısından bereketli bir roman olduğunu da söyleyebiliriz. Ama yanlış anlaşılmasın bu sözler akışı bozan sırıtan sözler değil, bir eylemin bir düşüncenin tortusuydu…