Taşkafa

Gölge Konuşuyor:

Ömer Açık’ın dördüncü romanı. Şöyle geriye dönüp baktığımızda ilk roman Menekşe İstasyonu’nu o kadar da beğenmediğimi itiraf etmem lazım. Ama Günışığı Kitaplığı basmaya değer bulmuşsa diyecek sözümüz yok. Adamlar cevheri görmüşler demek ki parlatmıışlar sonradan. Ömer Açık’ın gelişimi bir tarafa bu roman ile Benim Babam Ömür Adam en beğendiklerim oldu. Taşkafa’ya Açık’ın olgunluk dönemi eseri de diyebiliriz. Seksen doğumlu adamın ne olgunluğu diye dudak büken olabilir, onlara Lauremont’un Maldoror’u yirmi üç yaşında yazdığını söyleyip bu tartışmaya noktayı koyuyorum.

Bu kadar çok tebessüm ederek okuduğum roman pek azdır. Bu tebessüm şampiyonu romanı aynı zamanda büyük bir şaşkınlıkta okudum. Yaşı kemale ermiş bir adamın bir ergen kızın aklı beyni olması hayret verici gerçekten. Yetenek meselesi. Adam boşuna edebiyatçı olmamış. Öykünme konusunda çocuklar, tiyatrocular ve edebiyatçılar ilk üç sırayı alır bence. Yazarınkisine edebiyat sahasında gözlem yeteneği de diyorlar. Gerçekten kanka muhabbetinin sırıtmadan bu derece inandırıcı verilmesi bu alanda kendini kanıtlamış birkaç ismin dışında pek rastlamadık.

On dört yaşındaki İdil anne-baba çetesi diyor anne babasına. Biz de aile çetesi diyelim bu Taşkafa ya da Mutfakkuşu tabir edilen büyükbaba yüzünden çekirdek aile vasfına ulaşmamış bu topluluğa. herkes biraz komik aslında. Öğretmen annenin ciddiyeti de, Bill Murray hayranı bankacı baba da. Büyükbaba zaten başka bir alem. Afrika Uluslar Kupası’nı izlerken ki fanatizmi sadece gülümsetmiyor güldürüyor da. Bir bankacı ile bir öğretmenle aynı evi paylaşmanın zorluğuna ikide bir vurgu yapan İdil’in anne baba çetesi demesi de boşuna değildir sanırsam. Ailenin zoraki masajcısı olan İdil’in masaj tarifesi de çizmeyi aşıyordu.

İdil’in arkadaşları Behice ve Nazım (isimlere bakarmısınız) ile olan ritüelleri de sempati doluydu. Hele üst geçitteki uçak izleme ritüelleri görülmeye değerdi. Okula hayatları ve öğretmenleriyle olan ilişkiler de aynı hoşluk vardı. Örneğin her öğretmenin bir lakabı vardı. Okula yeni atanan ve bu durumu bilen arkeologtan devşirilme İngilizce öğretmenin öğretmenlerin kendisine “kaptan” demesini istemesi…

Neyse esere biraz da ciddiyet katmak gerektiğini düşünürken kayıp hala hikayesi baş gösterdi. Tesadüfen bir halası olduğunu öğrenen İdil’in kayıp halanın hikayesine odaklanması ve onu bulmak için dedektifliğe soyunması da romana bir merkez bağşetmiş…