Tapınak

Gölge Konuşuyor:

Daha önce okuduğum bir kitap olduğunu elli yüz sayfa ilerledikten sonra anladım. Bir cinai mesele sırasında kafama dank etti bu kitabın daha önce okuduğum Faulkner’in Kutsal Sığınak adlı romanı olduğunu. Aradan çok zaman geçtiği için unutkanlığımı hoş gördüm. Romanı tam yirmi yıl önce başka bir adla okumuştum. Tabi o zamanlar akıl defteri tutmadığım için, arada da epey bir şey tükettiğim için belleğin ihanetine uğramam normal. Sadece not vermişim kitaba. On üzerinden yedi. Okuduğum ve bana okuma zevki tattıran her kitaba tam not veren biri olarak birçok okur gibi cimri davranıp, Faulkner’a geçer not vermemişim. Şimdi daha çok beğendim romanı. On üzerinden dokuz. Ne yani Faulkner dersine daha çok çalıştığı için mi, benden daha yüksek not aldı? Müteveffa yazarın böyle bir şansı yok zaten. Olsa olsa ben değişmiş olabilirim. O zaman okur kardeşim sana şunu söyleyebilirim, çoğunlukla kitaba verdiğimiz not daha ziyade kendimize verdiğimiz nottur. Yirmi yıl önce Kutsal Sığınak’ı okuyan çocuk nereden bilsin Faulkner’ın roman tekniğini. Nereden bilsin bilinç akışı tekniğini.  Zevzek anlamamış romanı, basmış zayıfı. Yirmi yıl önceki ben karşımda olsaydı zılgıtı yüzde yüz yerdi.tapınak

Tapınak, Çılgın Palmiyeler ile birlikte Faulkner’ın en kolay okunan iki romanında biri bence. Ve şiddet dozajı en yüksek Faulkner romanı aynı zamanda. Tekin olmayan adamlar çok fazla bu romanda. Faulkner uzmanı olmasam bile, aramızda kalsın epey bir Faulkner okumuşluğum var. Kendileri beni en çok uğraştıran yazarlardan. Özellikle Ses ve Öfke ile algı sınırlarımı çok zorladı. Yine de aradan yirmi yıl geçmesine rağmen her okuduğum kitabı çok iyi anladığıma dair şüphelerim yok olmadı. Okurun alımlama yeteneği her zaman tartışma konusu olabilir fakat okur da kendisini geliştirebilir. Bazen bu tam anlamadığımı düşünmenin daha iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü roman bende, zihnimde devam ediyor.

Okur kardeşim bence Faulkner okumanın en büyük zorluğu, Faulkner’ın karakterleri hiç tanıtmadan hemen konuya girmesi. Biz zavallı ölümlülerin karakterlerin söz ve eylemlerinden tanımaktan başka çaresi kalmıyor. Tanıttığı oluyor, ama çok sonra yapıyor bunu. Tabi eğer Ses ve Öfke’deki gibi kitabın sonunda karakterleri tanıtan bir sözlük yoksa.  Tapınak’ın en önemli karakterinini romanın son bölümünde ayrıntılı tanıtılmasına da içerlendim sevgili okur.

Cinai filmlerin tipik karakterleri: katil, maktül, avukat, görgü tanığı. Bir de Hitchcookvari bir itiraf edememe durumu varsa vay okurun haline. Sadece okurrun değil, avukatın da. Montgomery Clift’in peygamber sabrını hiçbirimiz gösteremiyoruz. Yine romandaki Hollywood vari mahkeme sahnesinde de romanın en iyi karakteri olan avukatın bize yaşattığı hayal kırıklığından sonra, sevgili jüri üyeleri size şunu söyleyebilirim, ters köşeye yatırma konusunda şu Faulkner üzerine kimse yoktur. Oysa ne çok severdim mahkeme sahnelerini…