Hepsi Oğlumdu

Gölge Konuşuyor:

Arthur Miller’ın üç perdelik oyunu. Seyirlik ama okumalık da. Okumuş olduk ama görmüş olduk diyemiyorum. Eminim ki seyirlik daha etkilidir. Kitap halinde satışa sunulduğuna göre okunabilir. Göremeyen en azından okur. Arthur Miller’ı biliyordum ama onun ne kitabını okumuşluğum ne de oyununu görmüşlüğüm vardı. Sadece Cadı Kazanı adlı oyununu film olarak izlemiştim. Bir de görüşlerini biliyordum. Aydındı, solcuydu. Türkiye’deki bazı antidemokratik uyglamalara da tepki gösterdiğini hatırlıyorum. Arthur Miller ile ilgili bir de magazinel bir bilgiye sahibim. O da ünlü aktris Marilyn Monreo ile evliliği.hepsi

Hepsi Oğlumdu sanrım Miller’ın ilk oyunlarından. Muhalif kimliği tüm çıplaklığıyla görünüyor oyunda. Dolayısıyle oyun bir sistem eleştirisi olarak da okunabilir bir sahtekarlık hikayesini anlatırken. Bir babanın kusurlu uçak aksamı satmasıyla yirmi bir kişinin kanına girmesi. Çocuklarının bunu sonradan öğrenmesi ve babalarına tepki göstermesi.

Babanın kendisini savunması bana çok tanıdık geldi. Bizim sonradan görme kapitalislerimize taş çıkarıyor baba Joe Keller. Neymiş efendim, bir silindirdeki ufacık çatlak yüzünden bu fırtına niye. Üstelik suçun tamamı kendine ait değilmiş, bazı kişilere sonradan bu kusuru iletmiş, ama onlar es geçmiş. Sonradan bu savunun işe yaramadığını görünce geriye çekilip, yeni stratejiler geliştirir. Bu sefer de kapitalizmi kötüler: bu sistemde kim namuslu ki. Battıkça batar, çocuklarını karşısına almayı engelleyemez.

Kabul: Kapitalizm eşitsizlik ve sömürüye dayanır ama dürüst olmayan bir babanın bu şekilde savunusu daha çok durumu kurtarma amaçlı. Sömürünün de dereceleri olduğu unutmamalı. Eşitsizlik ve sömürü vardır ama her kapitalist de başkasının kanı üzerinde zenginleştiği tezi yanlıştır. Böyle bir babaya en büyük darbe namuslu evlatların böyle bir mirası reddetmesi olur.