Dereceler

Gölge Konuşuyor:

Romana karşı olan bir anlatıya roman denilebilir mi? Karşı-roman diyebiliriz belki, kitabın kapağında kitabın roman olduğu yazılıyor. Bu tür metinlere “temrin” mi ne deniliyordu bir de. Belli ki Michel Butor roman sanatındaki bazı kalıpları yıkmaya çalışmış bu anlatıyla. Bir çok kalıp ve birçok teknik var romanda ama. Bir post-modern roman diyebiliriz. Daha evvel yazıldığı için post-modern romanın habercisi bir roman da diyebiliriz.dereceler

İçerik bana bazen boş, saçma gelse de tekniğini severim post-modern romanın. Post-modern romanın olmazsa olmazlarından metinlerarasılık var, çizgisel akan bir kurgu var buna rağmen. Ve sanki modern romanın gerçekçiliği de sorgulanmış. Hani olay merkezli modern romanda yazar da karakterler de sadece olayı konuşur gibi olurlar ya, sanki başka bir yaşantısı yokmuş gibi davranırlar ya, işte Butor buna da cevap yazmış sanki. Kısacası, modern roman sanki yeterince gerçek olamamış gibi bir  eleştiri vardır anlatıda.

Dolayısıyle nesneler dünyası karakterleri araçsallaştırıyor, nesneleştiriyor. Roman bir eğitim kurumunda cereyan ettiği için burada konuşulan tüm konular romanın dolayımına sokulmuş; Rabelais ve Homeros, Potosi Madenleri, Çarpanlara Ayırma…

Bunu yaparak Butor yukarıda bahsettiğim modern romandaki derin oyukları doldurmuş. Ne var ki, tüm bunlar yer yer okuru sıkabilir ve okur metni anlayamadım hissine kapılabilir.

Yazarın anlaşılamam diye bir kaygısı var mıdır, bilemem. (Bence olmaması gerekiyor.)  Michel Butor’un böyle bir kaygısı olmadığından eminim.  Yine de anlaşılmayacak bir metin değil, bütünsellik kaygısı taşınmadan okunursa eğer. Mesela Rabelais’in eğitim ile ilgili görüşlerinin, Potosi’deki emperyalist talanla ilişkilendirilmedikçe sorun yok.

Son olarak da biraz da karakterlerden bahsedelim. Bir eğitmen anlatıyor hikayeyi, “ben”, “sen” ve “o” dilini bir arada kullanarak. Kendisinden bahsediyor, öğrencisine sesleniyor ve sonra bir üçüncü kişi olarak devreye giriyor. Üç bölümlük romanın birinci ve üçüncü bölümü böyle. İkinci bölümde de aynı teknik var ama bu sefer konuşan eğitmen değil, eğitmenin seslendiği öğrencisidir. Öğrenci de yine eğitmenine sesleniyor…