Çıplak Hayat

Gölge Konuşuyor:

Yine yakaladı beni öyküleriyle Pirandello. Kavradı, okudu beni öncekiler gibi.

Notu ve reytingi düşük Pirandello’nun. Normal. Eksikleri var çünkü. Ama fazlaları daha çok. Arzu edilmeyen durumlarla karşılaşıyor okur bazen, istenmeyen seçenekler arasında kalıyor karakterler gibi. Kaçmanın ve direnmenin faydasız olduğu o mengenede sıkıştırılma anlarında okur aşk, evlilik, boşanma, sadakat, seçimler, içgörü, önyargı, eşitlik, ölüm, matem, bedensel düşkünlük ya da engel, hayaletler gibi konularla ilgili yeniden düşünmeye mecbur bırakılıyor …

Örneğin Dul Adamın Çıkışı adlı öyküde karakterler ölüm olayı gerçekleşmeden anne ya da babadan hangisi öldükten sonra tekrar bir evlilik yapması durumunda çocuklara daha çok zarar görür konusunu tartışıyorlar. Ama ölümün kendisini tartışmıyorlar. Ölüm gerçekleştiğinde ise hikayenin öngörülmediği biçimde yaşandığını, kişinin ölümü algılama ve karşılama biçiminin ve matemin nasıl yaşanacağının öngörülemediği gerçeği ile karşı karşıyayız… Yine bu ve diğer öykülerde bir tiyatro yazarı olan Pirandello’nun diyalog kurma becerisine şahit oluyoruz.

Pirandello’nun çıplak gerçekçiliği kimi okurların canını sıkabilir. Mesela Acı Su adlı öyküde renkler ve zevkler değişir şiarıyla neden evlililikte çiftlerin bir arada yaşama zorunluluğuna katlandıklarını gözler önüne seriliyor. Zaten evlilikte bir süre sonra cinsiyetlerin ortadan kalktığını gören tarafların neden eşi değiştirmeyi aklına getirmediğini müstehzi bir ifadeyle tahlil ediliyor… Kitapta aşk var ama en güzeli köpekler arasındaki aşktı; koşulsuz ve kalpten…

Mizah ve ironi de öykülerin öne çıkan temalarından.Örneğin Samanlıktaki Ateş adlı öyküde hayatı boyunca hep yönetmeye alışmış birinin, tüm varlığını ve ailesini kaybetmesinden sonra devam etmeye çalıştığı yönetme becerileri nedeniyle düştüğü gülünç durumlara şahit oluyoruz. Önce kendisini yönetmeye çalışan bu şahıs tiyatroda iki kişiyi canlandıran oyuncu gibi işin zorluğu nedeniyle bu faaliyetten vazgeçer. Bunun yerine eşeğini yönetmeye çalışır. O konuşurken eşeğin kulaklarını dikmesi sebebiyle eşeğin iyi bir dinleyici olduğuna kanaat getirebiliriz ama yine de eşeklerin geri bildirim konusunda sorunları olduğunu cümle alem bilir…

Doktorun Görevi adlı öyküsü ayrıksı kurgusu ve içeriğinin zenginliği ile heyecan vericc bir öykü. Aşk, acı, mutluluk, gözyaşı, cinayet, intihar gibi unsurların harmanlandığı bu öykü sinematografik ve teatral özellliği ile de öne çıkıyor…