R. U. R. Rossum’un Evrensel Robotları

Gölge Konuşuyor:

Karel Capek’in çok yönlülüğüne vurgu yapmak lazım önce. Sadece bilim-kurgu değil, sosyal meseleler, dedektiflik öyküleri, bahçecilik, masal, tiyatro ve felsefe gibi çeşitli tür ve alanlarda kurmaca ve kurmaca dışı eserler vermiş. Bu eserinin iyi işlenmiş bir tiyatro eseri olmanın ötesinde çok bilinen bir özelliği var: İlk defa robot isminin zikredildiği, henüz icat edilmemiş olmalarına rağmen robotların bir kurmaca esere konu olduğu bir roman. Aslında robot fikrini Capek’in bir yakını dillendiriyor ama biz robotun isim babası olarak bu eserde yürürlüğe koyduğu için Karel Capek sayıyoruz.  Yalnız Capek’in robotları günümüzde üretimi yapılan salt birer makinelere benzemekten ziyade bilim-kurgu eserlerindeki android denilen organik-inorganik alaşımlı  türe dahil edilebilir…

Bir bilim-kurgu oyunu ifadesi kulağa tuhaf gelse de oyun böyle bir konunun işlenmesinde bir engel olmadığını gösteriyor. İnsan ve robot iki ayrı tür olarak sanki karşılaştırılmalı olarak işleniyor. Bir üretim harikası olan robotlar insanlığa hizmet için üretiliyor. Artık işçi sınıfı olmayacak her insan bir aristokrat gibi robotların hizmetinde yaşayacak, faydalı ve sevdiği işlerle uğraşacak. Fikir ilk başta güzel gibi geliyor. Ama oyundaki robot üreticileri daha ziyade robot seri üretimine geçip bundan büyük paralar kazanma peşindeler ve bunu  başarmışlar da..

Bilm-kurgu okurunun çok iyi bildiği gibi yapay zekanın kontrolden çıkıp insanlık için tehlikeli hale gelme ihtimali her zaman var. Bu bakımdan evdeki hesap çarşıya uymayabilir. Robotların insan suretinde yapılmaları da bir gün belki de insan davranışı sergileyeceklerine dair bir inanç ve beklenti olmasındandır. Çünkü bazen robotlar programlanmış karakterlerinin dışına çıkabiliyor. Yani arıza yapabilirler. Öyle böyle arıza değil, duygu ifadesi gösteriyorlar. Bu durumda öğütücülere gönderilmeleri gerekiyor. Bir de işçi olarak üretilmiş bu türü insanlar asker vazifesi yükleyip silahlandırması da endişe yaratabiliyor.

İşin bir de felsefik boyutu var sanki. Bir benzeşim kurulmuş tanrı-varlık düzleminde. Tanrı-Adem ve insan-robot benzeşiminin bir bilim-kurgu eseri için ve onun distopik sonucu nedeniyle inandırıcılığının önünde hiçbir engel yok.