Kıyamet

Gölge Konuşuyor:

Eğer bir şeyden bahsediliyorsa o şey vardır. Kıyamet de vardır dolayısıyle. Romanda da bu önemli olayın gerçekleşme sürecine tanık olmaktayız.  Bir polisiye roman da kıyameti işler haliyle. Roller, görevler dağıtılmıştır. En sonunda da her şey bitecektir. Bir “son” vardır her halükarda. Bundan dolayı cinayet romanı eşittir kıyamet. Tanrı da kendi eliyle yarattığı yaşamı sonlandıracaktır. Aslında biz bu bakımdan her gün kıyameti yaşıyoruz. Tanrı rolleri dağıtmış, herkes  rollere uygun hareket etmekte. Bütün sırlar açıklanır açıklanmaz da yaşam “son” bulacaktır.kiyamet-001

Sözüm ona bir polisiye ya da cinayet romanı Kıyamet. Hikayeyi bize nakleden kahramanımız Emmanuel de bir özel dedektif. Cinayet ve cinayetler işleniyor romanda. Ama roman polisiye ya da cinayet romanı okurunu tatmin edecek nitelikte mi, emin değilim. Çünkü kahramanımız tamamen işine konsantre değil. O daha ziyade kafasının içindekileri bilinç akışı sayesinde bize aktarmaktadır.

Ama kafasının içinde epey aksiyon var kahramanımızın. Zamanda ve mekanda dolaşarak hem kendisinin hem de insanlığın kısa tarihini anlatıyor. Özellikle “son” ve “kurtuluş” hikayelerinden gırla bahsetmekte. Peygamberler, yalancı peygamberler, mesihler sahnede epey yer alıyor. Özellikle sahte mesihlerin hileleri ilgi çekiyor. Mesela fransisken rahibi Fra Dolcino ve İzmir yahudisi Sabetay Sevi. Özellikle Sabetay Sevi’nin yaptıklarını görünce insanların bir deliye kapılmamaları için bir neden olmadığı düşünebilir.

Laf epey bir dolaşıyor aslında. En yükseğe çıkan Himalaya keçisinden, ve sadece onun gibi, onu yemek için aynı yüksekliğe çıkan kar kaplanına; Lacan’dan kendi var oluşuna ve babasına; adalet sistemine güvenmediği için Emmanuel’i özel dedektif olarak tutan Salvatore’den, sırf saygı duyulmadığı için tepesi attığı bir anda ortalığı kana bulayan Lazar’a kadar geniş bir yelpazede dolaşıyor hikaye.

Sonuçta yaşamın aslında çok ciddiye alınması gereken bir şey olmadığı sonucunu çıkarabiliyoruz. Zaten anne babalar üreme içgüdülerine engel olabilselermiş hiçbirimiz olmayacakmışız. Her şeyi var eden baba bir gün kendi eliyle yaşamı sonlandıracaktır.

Bir gençlik romanı olarak da okutulabilir Kıyamet. Akıcı, heyecanlı, merak uyandırıcı bir konusu var. Yüz yirmi üç sayfa boyunca birbirinden farklı gibi görünen dünyalar arasındaki bütünlüğe şahit olmaktayız. Aslında roman yeryüzünde var olmuş olan tek  hikayeyi anlatıyor bize.