Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk

Gölge Konuşuyor:

Bu kitabı, bu romanı okuyan çoğunluğun, okumamış olanlara önereceğinden eminim. Çünkü bu roman, bu gençlik romanı eğlenceli ve macera dolu. Romanın kahramanı sekiz yaşındaki velet Barnaby Brocket kendisini sevdirmeyi başarıyor üstelik. Ama bu tür romanlarda bana hep sevimsiz gelen bir şeyler vardır. O da bu eserin romanda adı zikredilen Roald Dahl romanları gibi başarı öyküsü kıvamında olması. Aynı duyguları Harry Porter içinde hissetmiştim. Başarı öykülerini neden sevmediğimi daha önce bu sayfalarda paylaşmıştım. Hoşuma gitmeyen bir yönü de sürekli farklılığa vurgu yapması, bunu gözünüze sokmasıdır. Evet romandaki normallerin farklılara tahammülü yok ama benim var. Benim itirazım sanki normalliğe ya da sıradanlığa farklı olmanın karşıtıymış gibi negatif bir değer biçilmesi. Bu iki durum da, hem farklılığın hem de başarı öykülerinin kapital merkezli dünya, postmodernlik ve kişisel gelişim tarafından yüksek sesle dillendirilmesi, her zaman değil ama, hangi amaca hizmet ettiği ortada. Bir de günümüzde kimilerinin kendisini farklı ya da sıradışı göstermek için yaptıkları şaklabanlıkları sosyal medyada ya da başka kanallarda görünce…

Ama bu tür kitaplara yine de özel bir değer atfediyorum. Birincisi gerçekten baskı altındaki farklılık ve özgünlüğün utanılacak bir şey olmadığını göstermesidir. Bu bakımdan bireyler kabul görülmeyen özelliklerinin değerli olduğunun farkına varabilirler. Çocuklara ve gençlere kitap okutmayı kendine görev sayan benim gibi bir ölümlünün zevk almasa da bu tür eserleri okuması ve okutması lazım. Çünkü bu tür okumaların, okuma alışkanlığı edinilmesinde birincil derecede rolleri vardır.

Barnaby Brocket oldukça normal bir ailenin, ve bu normalliği benimsemiş olan ailenin sıradışı bireyidir. Onun normal olmayan davranışları ailesi için utanç kaynağıdır. Bu utanç kaynaklarının başında Brocket ailesinin bu küçük üyesinin uçma özelliğidir. Artık neredeyse ailesinin Barnaby’den kurtulmaya çalıştığına inandığımız anda, annesinin katkısıyla Barnaby göçmen kuşlar gibi göklerde süzülmeye başlar. Macera artık başlamıştır.

Artık bundan sonrası macera üstüne macera. Ve karşılaşacağımız her macerada, karşımıza çıkacak olan sıradışı insanlar. Bundan sonrası bu tür insanların resmi geçidi gibidir. Kahramanımızı gökyüzünde bir balon içinde ilk karşılayan iki yaşlı teyzedir. Hiç evlenmemiş bu iki maceraperest teyzenin hikayeleri Barnaby’nin bazı tabuları kırmasına yardımcı olur. Marjorie ve Ethel tüm farklılıklarına rağmen birbirlerinin tıpatıp aynısıdır. Hatta diyaloglarda hangi sözü hangisinin söylediğini anlayamazsınız isimleri zikredilmezse eğer. Bazen birinin başlattığı bir cümlenin sonunu diğeri getiriyor. Tabi birçok macera var ama ne değerlisi şüphesiz ki küçük kahramanımızın uzay yolculuğudur…