Çizgili Pijamalı Çocuk

Gölge Konuşuyor:

John Boyne’un daha önce okuduğum ve burada hakkında konuştuğum Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk ile Çizgili Pijamalı Çocuk birbirinden çok farklı iki roman. Okuduğum ilk Boyne romanı eğlenceli ve fantastik bir çocuk romanıydı. Biraz Harry Potter’a biraz da Roald Dahl kitaplarına benziyordu. Burada ise bir dram anlatılıyor. İki romanın tek ortak özelliği baş karakterin çocuk olması ve çocuk romanı olması…

Ben Çizgili Pijamalı Çocuk‘u daha başarılı buldum. Dokuz yaşındaki bir çocuk olan Bruno’nun kavrayışı ile roman ilerliyor. Açıklama yok öncesinde, ipucu da. Bruno kavrayacak biz de onun sayesinde öğreneceğiz meseleyi eğer hikayeyle ya da hikayeye konu olan tarihsel gerçeklikle ilgili ön bilgilerimiz yoksa. Gerçekten Boyne çocuk zihninden meseleyi vermekte çok başarılı, çocuk dünyasına nüfuz etmekte de aynı derecede başarılı…

Kimse neden Berlin’deki konforlu evlerini bırakıp da Out-with (Auschwitz çağrışımlı) denilen bu toplama kampı lojmanına taşındıklarını söylemiyor Bruno’ya. Bruno olayı çözer diye düşünemiyorsunuz ilk başlarda çünkü tek düşüncesi Bruno’nun Berlin’e eski arkadaşlarının yanına dönmek. Bir anlam veremiyor aşağıdaki askeri karargahta ve tel örgülerle çevrili alanda olup bitenlere. Ta ki dışarı çıkıp o çizgili pijamalı çocuk olarak tabir edilen Shmuel ile tanışıncaya kadar. Shmuel, ablası Gretel ve hizmetçileri Maria sayesinde de olup bitenin ne olduğunu fark ediyor etmesine Bruno ama anlam veremiyor. Biz neden Yahudileri sevmiyoruz? Hadi Nazi kardeş cevap ver bakayım…

Yıllar önce Bildiğin Gibi Değil diye bir kitap okumuştum. Doksanlarda Güneydoğuda Çocuk Olmak alt başlığıyla. Şunu söyleyebilirim milliyetçilik, dini ve mezhepsel ayrımcılığın hiç affedilecek bir tarafı yok. Tüm insanları kucaklayan, tüm farklılıkların bir arada yaşamasını gerektiren bir düzen yaratmadıkça bu sağ retorikten kurtulmaktan başka çare yok. Bu tür kitapların da duyarlılık ve farkındalık yaratmak açısından büyük rolü olduğu düşüncesindeyim….