Tek Meyve Portakal Değildir

Gölge Konuşuyor:

Tek meyve portakal değildir. Siz bakmayın böyle denildiğine romanda portakaldan başka meyve yok, son bölümdeki ananas bahsini saymazsak. Ama neden bu kadar çok portakal? Konu ile ilgili kafa yormak lazım. Portakal sembolik bir anlam katıyor sanki. Niye bu kadar çok portakal sözcüğü zikredilsin ki? Tabi muhafazakarlığa karşı bir roman olduğu için tekçi anlayış reddediliyor denilebilir. Tek meyve portakaldır. Olmadığını romanın en muhafazakar kişisi sonunda kavradığına göre ilerleme var. Ananas kelimesini bu kişi kullanıyor çünkü.tek-meyve

Bu aralar İngiliz kadın romancılarını ağırlıklı olarak okuyorum galiba. Aslında öyle bir tercih yoktu ama, madem ki buradan açılmışken buradan devam edelim dedik. Jeannette Winterson ile de kimyamızın uyuştuğunu söylemem gerekiyor. Yani aslında bir İngiliz romancı anlatıyor ama sanki son dönemin Türk kadın romancısı konuşuyor sanırsınız. Seray Şahiner, Aslı Tohumcu ya da Semra Topal… Winterson da bizimkiler kadar dobra gerçekten.

Jeannette’ın kavgası tüm romana sirayet ediyor. Derdini daha iyi anlatmak için kurtlarla koşan kadınlar misali efsanelerden, masallardan destek alıyor. Bu türlü bir alt metin bolluğu romana ayrı bir lezzet katıyor. Edebiyat yaparken de felsefesini sokuşturuyor araya. Üstelik bunu yirmi üç yaşında iken yapmış. Aklıma şu geliyor. Galiba iki türlü yazar var: 1-Öğrenenler 2-Mayasında olanlar. Winterson’u ikinci türe sayabilirz.

Jeannette Winteson romanın baş kahramanının kendisi olduğunu, uzakta aramamız gerektiğini söylüyor. Dindar, muhafazakar bir çevrenin üvey kızı olan Jeannette biraz aykırı bir tip. Bu da sanırsam zekasından kaynaklanıyor. Her şeyi akıl süzgecinden geçiren bir karakter Jeannette. Bir zamanların inançlısı olan Jeannette on altı yaşından itibaren olayı sorgulamaya başlıyor. Onu yönlendiren biri olmamasına rağmen çemberi kırmayı başarıyor. Başarıyor ama fazla acımasız. Çelişkileri, ikiyüzlülükler anında ifşa ediyor. Ama o kadar da umutsuz değildir Jeannette. Dünyayı değiştirme kaygısı taşımasa bile,  romanın sonlarına doğru dönüşümlerden dolayı, alttan alttan memnuniyetini hissetiriyor sanki…

 

 

Reklamlar