Cahil Hoca

Gölge Konuşuyor:

Alt başlığı Zihinsel Özgürleşme Üzerine Beş Ders. Geçenlerde okuduğum yazarın başka bir kitabı Filozof ve Yoksulları’na da esin kaynağı olmuş bir çalışma. Ama yazar çalışmayı diğer kitaba bir örneklem olarak sunma yerine ayrı bir çalışma olarak yansıtmış. O kitaptaki Platon’un malum tezlerini geçersiz kılmak için verilmiş bir örnek. Hikayede hoca dilini bilmediği öğrencilerine kendi dilini öğretiyor. Hocanın elindeki tek şey hocanın dilindeki bir çeviri eser.

Kısacası öğrenmenin nasıl olacağıyla ilgili anti-pedagojik, anti-sokratik (anti-platonik) bir tez. Bir bebeğin ya da çocuğun dünyayı algılama biçimi esas alınarak edinilmiş öğrenmenin gerçek bir öğrenme olduğu savunuluyor. Gerçek bir hikayenin referansıyla cahilin cahili eğitmesi şaşırtıcı bir şekilde inandırıcı. Ama günümüzde zaten hocanın bir öğrenme arkadaşı olması gerektiği savunuluyor… Ne var ki, bir hoca olarak zekaların eşitliği tezi konusunda ikna edilmiş değilim. Böyle düşünmek güzel aslında. Eşitler teorisi tedavüle sokulursa insanın insana kulluk etmesi ve insanın insanı sömürmesi ortadan kalkacaktır belki de. Günümüzde soyluluk unvanlarının yerine kapasitelerin ya da liyakatin geçmesi insanın kaderinin değişmediğini gösteriyor… Yani öğrencilerimden biri diğerine göre daha az öğrenirken, az öğrenenin zihinsel özgürlüğe sahip olmadığını veya iradesiz olduğunu veya yabancılaştığını düşünmem gerekiyor ama bu bana fazla iyimser bir tespit olarak görünüyor. Yine de açık kapı bırakıyorum. Kitaba beş üzerinden dört yıldız verdim. Bu eşit zekalar teorisi konusunda günün birinde eğer ikna edilebilirsem hiç durmam, alıkoyduğum yıldızı iade ederim…

Özetlemiş bulundum eseri, daha fazla uzatabilirdim. Mesela dinde, ideolojide ve sanatta kullanılan simgeselliğin küçümsenmesi konusunda bir şeyler söylemek isterdim. Yazarın küçümseyenleri küçümsemesini anlayışla karşılıyorum fakat aynı şekilde yazarın simgeselliği küçümsemesine mesafeli durmam gerektiği düşüncesindeyim. Hayatın şiirinin metaforlara ihtiyacı olmadığını söyleyen yazarın bu simgeselliğin yarattığı yabancılaştırmadan dem vurması da yabana atılır bir şey değil… Yine de bu eserin ve burada söylenenlerin tartışılması gerektiğini düşündüğüm için konu ile ilgili herkese öneriyorum bu kitabı.