Ağaca Tüneyen Baron

Gölge Konuşuyor:

Kitabı okurken aklıma hep şu soru geldi: Acaba, İtalo Calvino bizim Evliya Çelebi’yi tanıyor mudur? Evliya Çelebi Anadolu’daki ormanların gürlüğünü vurgulamak için bir maymunun yere hiç inmeden ağaçtan ağaca atlayarak fersah fersah yol aldığını söylüyordu. Tabi, Evliya Çelebi mübalağa ediyordu. Bizim mübalağa sanatımız Batı’nın fantastik edebiyatına dönüştü sonradan.tara0010

İşte İtalo Calvino’nun romanı da, on iki yaşında korularındaki pırnal ağacının tepesine çıkarak bir daha yere inmeyen bir baronun hikayesini anlatıyor. Tek bir ağacın üstünde kalmıyor bizim Baron, sürekli yer değiştiriyor ağaçtan ağaca. İspanya’ya kadar gidiyor hatta.

Bu keyifli, şenlikli romanda baron Cosimo’nun maceralarına değinmeden önce ne oldu da Cosimo böyle bir seçimde bulundu? Bunun üzerine düşünelim. Cosimo ve hikayeyi bize nakleden kardeşi Biaggio bir kere ağır baskı altında yetişiyorlar. Biaggio biraz uysal, söz dinliyor ama, Bizim Cosimo biraz dik başlı. Özgürlüğüne düşkün. Anne babayı dinlemiyor. Önceden tertiplenmiş yaşamı istemiyor. Bu mizansende rol almak istemiyor. Geleceğinin öznesi olmak istiyor ve başarıyor da.

Onun maceralarını saymakla bitiremeyiz; bir yaban kedisiyle boğuşması, korsanların kırdaki gizli depolarını keşfedip yoksullara talan ettirmesi ve içlerindeki casusu tespit etmesi, en komiği de azılı bir hayduta okuma alışkanlığı kazandırmasıdır. Haydut kendini o kadar kaptırır ki bu okuma işine haydutluk mesleğinin hiçbir gereğini yerine getiremez. Bu en çok onu idolü sayan başka haydutların hoşuna gitmez… Gönül ilişkisi de epey olur ağaçların tepesinde. Ne var ki Markiz Viola’ya gönlünü fena kaptırır. Markiz ile Cosima mekanında birlikte olurlar. Yalnız fena halde kıskanır Viola’yı Cosimo. Ve bu kıskançlık krizleri de ilişkiyi bitirir… Bu arada Cosimo ile Napolyon, Diyojen ile İskender’e nazire yapıyorlar. Gölge yapma başka ihsan istemem anlayışı, ne var ki bu sefer tersinden oluyor: Gölge et ne olur!

Şu an düşünüyorum ama. Sadece bir fantastik roman mı okudum? Atalarımız üçlemesinin ikinci kitabı olan bu roman ve üçlemenin diğer kitapları sadece fantastik romanlar mı? Yukarıda bahsettiğim bireysel özgürlük, evet. Peki bir eleştiri yok muydu? Bence vardı. Tarihsel bir eleştiri var bence. Hem egemen tarih anlayışı eleştiriliyor, hem de Batı’nın katı tahakkümcü iktidar anlayışı ve kilisenin buna yaptığı katkı eleştiriliyor…

 

 

Reklamlar