Amerika’nın Yasak Tarihi

Gölge Konuşuyor:

Bilgiyle konuşmak, bilgiyle yorumlamak ve eleştirmek her zaman avantaj sağlar. Bunu dediğimde birileri bunun zaten böyle olması gerektiğini, bunun başka bir alternatifi olmadığını söyleyecektir. İtirazım yok buna. Ama günümüzde tam tersi şeyler de olmuyor değil. İnsanlar bilgili olmadan da konuşabiliyor. Özellikle sosyal medyada bunun örneklerini fazlasıyla görüyoruz. Örneğin ben bugün Kürtlerin kaçak elektrik kullanımıyla bazı arkadaşların serzenişlerini gördüm. Oysaki enerji bakanlığı verilerine göre elektrik kaçaklarının yüzde yetmiş küsürü sanayide gerçekleşiyor. Kürt bölgelerinde sanayi mi var.

Tabi bizlerin Kızılderili ve Amerikan siyahları ile bilgilerimiz daha ziyade Hollywood filmlerine dayanıyor. Bu bilgilerin tamamen yanlış olduğunu, ayrıca da sinema filmlerini bilgi kaynağı olarak görmenin de yanlış sonuçlar verdiğini sonradan gördük… Yeni bitirdiğim bu kitap ise bize anlatılan bazı bilgilerin tam tersini söylüyor. Ve bence Amerika tarihine başlayacak olanlara önerilecek ilk kitap. Tabi tek bir kaynaktan faydalanmak da yeterli olmayacaktır. Bu çalışma da bazı ayrıntıları verse de tek bir bakış açısıyla, yerlilerin ve siyahların bakış açısıyla verilmeye çalışılıyor, Frantz Fanon’un Yeryüzünün Lanetlileri’nde olduğu gibi. Ama burada işin felsefesi yapılmıyor, bilgi vermekle yetiniliyor. Cesur Yürek filminin ilk sahnesinde William Wallace tarihi ziyade katliam yapanların yazdıklarını söylüyor.

William Wallace’ın sözlerinin altına imza atarım. Bu bakımdan tarih bilincine sahip biri resmi tarihin ideolojik olduğunu ve tamamen yalanlardan meydana geldiğini bilir. Ve bu bilince sahip insanın gözden kaçırmayacağı şey tarihsel materyalizmin tarihin rotasını belirlediğidir.

Okunması keyifli olmasa da benim için  çok yeni olan bazı bilgileri sunduğu için kitabı önemsedim. Özellikle Florida yarımadasında olanlar benim için pek yeni. Bir de  beyaz adam ile olan savaşta benim için yeni aktörler, ismini duymadığım bazı yerli etnik grupları ve etkinliklerine şahit oldum.

Florida’nın bir dönem yerlilerin ellerine geçtiğini ve bu yerlilerin kaçak siyah köleleri de korumaları altına aldıkları bilgisine bu kitap sayesinde sahip çıktım. Bu siyahlardan ve yerlilerden oluşan birliğe Seminoleler deniliyormuş. Seminoleler en sonunda tehcire tabi tutulsa da beyaz adama karşı efsanevi direnişleriyle biliniyorlarmış.