Yara : Yeni Crobuzon 2

Gölge Konuşuyor:

Fantastiğe karşı  ön yargım vardı eskiden. Bir ejderhayı sadece bir ejderha olarak düşündüğüm vakitlerdi o vakitler. Şimdi başka türlü düşünüyorum. Ejderha bir metafor, bir alegori olabilir. Ve dolayısıyle fantastiği kaçış edebiyatı saymıyorum. Ursula K. LeGuin ile tanışmam, bunun yanında Borges editörlüğündeki Babil Kitaplığı serisi konu ile ilgili fikrimin değişmesinde rolü büyük. Dolayısıyle bu türün içinde felsefeye sosyolojiye, psikolojiye, siyasete yapılan göndermeleri ararım hep.yara 001

Yara, Perdido Sokağı İstasyonu’ndan sonra Crobuzon serisinin ikinci kitabı. Ama ikisi de ayrı ayrı okunacak kitaplar. Sadece fonda bir benzerlik var, konuda ortaklık az. İlk maceradaki bazı türler burada da var ama karakterler tamamen farklı. Mesela ıslak pervaneler yok ama bunun yanında onlar kadar zarar verici olan su iblisleri var.  Vodyanoilerin olmaması ilginçti gerçekten, romanın merkezindeki projede çok önemli görevler üstlenebilirlerdi. Yine güvenlik söz olduğunda kaktüsler görev başında, semenderler ve kerevitler de rolleri paylaşıyorlar. Tarz da aynı fantastik-bilimkurrgu, yani büyü ve bilim bir arada.

Çevirmen ve okur Bellis Coldwine, Terskipor adlı gemide sıkıcı bir yolculuk yapmaktadır. Neyse ki bir süre sonra gemisi korsanlar tarafından ele geçirilir hikaye de yüzüncü sayfadan sonra sıkıcı olmaktan çıkar. Korsanlar beklenmedik bir şekilde insaflı çıkarlar. üst düzey gemi mürettebatı dışında herkesin canını bağışlar. Bundan sonra Bellis’in macerası bir korsan şehir olan Armada’da cereyan edecektir. Terskipor’un alt kısmındaki tutsaklar da bu sayede özgürlüklerine kavuşurlar. Bunların başında bir tekraryapım olan romanın ikinci önemli karakteri Tanner Jack’tir. Armada zaten bir dışlanmışlar koalisyonu olduğu için toplumsal hiyerarşi yok denecek kadar az.

Armada’yı Sevgililer denilen bir çift yönetmekte. Ama şehri onlar adına kararlı bir yapıya sahip Uther Dool yönetiyor. Uther Dool ünlü Zarganadenizi projesinin başındaki isim. Unutmadan sadece şehir yok bu büyük filoda, ilçelerde mevcut: Zarganadenizi, Kitapkent, Jhoulh, Shaddley ve Muhteşem Doğu bunlardan bazıları. Zarganadenizi projesine deniz şeytanı projesi ve Yara projesi de denilebilir. Bu arada deniz şeytanı ile su iblislerini karıştırmamak gerekir. Projede Tinninabulum’un yönetimindeki avcılar Brucolac yönetimindeki vampir ordusu da görev almakta. Yalnız projeyi gerçekleştirmek için Yüksek Kettai denilen dilden çevirilmesi gereken bir kitap vardır. bu kitabı da ancak Bellis çevirebilir. Kitapta deniz şeytanının nasıl harekete getirileceğine dair bilgiler mevcuttur. Deniz şeytanını da mitolojideki Dünya’yı omzunda taşıyan Atlas gibi düşünebiliriz. Yalnız kitabı Krüach Aum denilen bir sivrisinek adam yazmıştır. En nihayetinde bu adaya gitmek gerekecekti. Karınları aç olmadıkça gayet medeni davranabiliyorlar. Yalnız yaşamak için çok fazla kana ihtiyaç duyuyorlar, özellikle dişileri anofel kadınlar çok tehlikeli olabiliyorlar. Zayıf anofelin şişman domuzun kanını emdiği bölüm romanın en ilgi çekici bölümlerindendi bence. Neyse Krüach Aum projeye dahil edilerek sorun halledilir, deniz şeytanı harekete geçirilir. Ne var ki proje istenildiği gibi yürütlür mü? orası zor biraz.  Silas Fennec ve Simon Fench gibi Yeni Crobuzon’un casuslarının rolü de artıyor bundan sonra, onlara Hedrigall da katılır.

Tüm macerada aslında eşitlik temelinde bir yönetimi olan Armada’nın yeni  mevziler  elde etme isteği, var olan düzenin önünde bir tehdit gibi görünmekte. Kendine yetebilen ada açgözlülüğüne kurban edilebilir mi, bunun için romanın sonunu beklemek lazım işte.