Dolambaç

Gölge Konuşuyor:

Yukarıda Ses Yok ile hayranlığımı kazanmıştı Gerbrand Bakker. Dolambaç ile bu hayranlığım pekişti. Dolambaç ilk romana göre içerik yönünden biraz zayıf. İçeriğin zayıflığını her iki roman için de söyleyebiliriz. Ne var ki, içeriğin zengin ya da yoksul olması bir eseri iyi ya da kötü yapmaz. Tarz, ifade biçimi daha belirleyicidir.

Bu bakımdan bu romanda da çok bir şey olmuyor. Evini ve ailesini bırakmış bir kadın var adını bile zor öğreniyoruz. Bir de kadını arayan, kovalayan bir koca var. Bu iki insanın hayatına giren insanların da hikayede önemsenmeyecek bir rolü var. Özellikle kadının hayatına giren oğlan, delikanlı Bradwen romanın önemli bir kişisi.

Dolambaç adı aslında Gerbrand Bakker romanlarının anahtar sözcüğü olabilir. Kıvraklığıdır çünkü bu eserlerin üstünlüğü. Bir cümle nasıl diğerine bağlanıyor, bir hikaye nasıl öbürüne bağlanıyor dersini veriyor bu romanlar. Romanın bu yönünü Bradwen ile kadının diyaloglarından görebiliyoruz.  Delişmen bir çocuk olan Bradwen kadınla olan diyaloglarının birinde parendeler atarken ve iş yaparken bir yandan da kadınla konuşma halindedir. Araya anlatıcı gider Sam’in yani Bradwen’in köpeğinin sahibinin davranışı sebebiyle aldığı yeni konumu, kadının çeşitli yüz ifadelerine tanık oluruz. Araya romanı anlatan üçüncü kişi de çok rahatsız etmemek koşuluyla sağdaki soldaki mahlukatın durumunu, uzaktan yakından gelen sesleri nakleder. İşte bu romancının benzersiz yapan şeydir.

Kadın adının Emily olduğunu söyler Bradwen’e ama Bradwen ne kadar inanır onu bilmiyoruz, sonlara doğru adının Agnes olma ihitmali belirir, kadının Hollandalı olması sebebiyle bu daha inandırıcıdır. Galler’dedir kadın kendisi gibi yalnız olan ve artık hayatta olmayan  bir kadının çiftliğini kiralamıştır. Bayan Ewans’ın da ölüm biçimi roman içinde açıklanmayı bekleyen bir soru gibi duruyor. Galler’dedir ama Emily her an göçmen kuşlar misali yer değiştirebilir.

Hazırlıksız yakalanan kadının kendisine Emilie adını vermesi tesadüf değildir, çünkü ünlü Amerikalı şair Emily Dickinson ile ilgili doktora yapmaktadır. Dickinson Emilie’nin hayatında önemli bir yer kapladığı için roman içinde de bahsi çok yapılıyor. Edebiyatla ve şiirle hiç ilgisi olmayan Bradwen bile Dickinson okumaya karar verir. Hollandaca yazılan bu romanda Dickinson’un dizeleri orjinal dilinde olduğu gibi bırakılmış. Ama romanın çevirmeni büyüklük yapmış söz konusu dizeleri Türkçeleştirmiş.