Zenginliklerimiz

Gölge Konuşuyor:

Kitap ile haşır neşir olanların, özellikle okur kimliğiyle öne çıkanların baş tacı edebileceği bir kitap. Edebi yönünün zayıflığına rağmen sevebileceğiniz bir kitap. Adını Jean Giono’nun aynı adlı kitabından alan Zenginliklerimiz kurmaca tadında olsa da gerçek tarafı ağır basan bir üst-kurmaca roman.

Romanı elinizee alır almaz zaten hemen Google’a soruyorsunuz: Edmond Charlot diye biri yaşadı mı? Onun gerçek biri olmasına seviniyorsunuz bu kurmaca olmayacak kadar gerçek hikayeyi okurken. Edmond Charlot bir Fransız yayıncı, kitapçı ve kütüphaneci. Ömrünün büyük bölümünü sömürge dönemindeki Cezayir’de geçiriyor. Dolayısıyla ona Fransız demektense Cezayirli demek daha doğru. İkinci Dünya Savaşı sırasında cephe ve hapishane macerası olan Charlot, savaştan sonra anavatanına taşınacaktır. Edmond Charlot, Camus, Giono, Vercors gibi ünlü şahsiyetlerin de yayıncısı aynı zamanda.

Mekanını 1936’da başkent Cezayir’in bugün adı Hamani Sokak olan Charras Sokağı’nda kuruyor Charlot. Roman mekanın yok oluş sürecini anlatırken söz konusu sokağa da bir güzelleme yapıyor. Hamani Sokak öyle bir kültür sokağı gibi değil. Dolayısıyla kitabevi de öyle bakkal, fırın, lokanta gibi mekanların arasına sıkışmış küçük bir yer.

Normal şartlarda en yeni kitapları çok sonra okurum, programımı kesintiye uğratmamak için. Ama Zenginliklerimiz gibi çok fazla dikkatimi çeken bazı kitapları böyle öne alıyorum bazen. 2017’de kendi dili Fransızca’da ilk baskısını yapmış olan roman Türkçe’ye de 2019 Ocak’ta kazandırılmış. Roman açılışı 2017’den yaparken, çerçeve öyküde bir pastane olmak için hazırlanan kitabevinin emektar görevlisi Abdallah ile mekanın bakımını yapmakla görevlendirilmiş Ryad arasında, daha ziyade ikili arasındaki  diyaloglardan oluşmuş bölümler. Yıl yanlış hatırlamıyorsam 1990 imiş. Bir de okurun çok ilgisini çekebilecek, kitapta en çok yer kaplamasına rağmen alt metin görevi görevi görecek Charlot’nun günlükleri vardır. İşte buradan öğreniyoruz şu anda üzerinde ot bitmiş, bir zamanlar Camus’nun oturup notlarını düzelttiği basamakları. Buradan öğreniyoruz Charlot, Saint-Exuperry ve Camus’un bilmem hangi tarihte birlikte yedikleri yemeği…

Zenginliklerimiz tanımı burada değer buluyor işte, bir tarafta yıllarca yerlilere türlü işkenceler Yapan Fransızların yanı sıra kitabevinin sahipsiz bırakıldığı özgür Cezayir’e eleştiri var. Kapanmadan önce Abdallah ve bir iki okur dışında kimsenin sahip çıkmadığı bir kütüphanedir kadim mekan. Kapanırken insanın içini cız eden şey ise artık hiç bir değeri olmayan, sahipsiz kalan birçok değerli esere yapılan eziyettir. Çöptür kalan kitaplar. Ryad son birkaç çırpınışla kitapların bazılarını kurtarmak ister ama beyhude.