Edebiyat Dersleri

Gölge Konuşuyor:

Bazen hazırlanmadan derse girmek sorun olabilir. Hazırlık yapmak lazım, o zaman işte dersin tadı olabilir. Vladimir Nabokov’un Edebiyat Dersleri adlı kitabına ders notu muamelesi yapmak en doğrusu. Zaten kitabın sonunda da bazı didaktik çocuk eserlerindeki gibi sorular hazırlanmış. Hakkında konuşulan yedi kitaptan beşini okumama rağmen kitaptan verimli bir okuma yaptığımı düşünmüyorum. Benim için kitap 193. sayfadan sonra başladı, çünkü öncesinde bahsi yapılan Mansfield Park ve Kasvetli Ev adlı eserleri okumadım. Ama bir kitap okumuş olmaktan ziyade ileride faydalanacağım bir kaynak olarak düşünüyorum bu eseri. Kitapta bahsi yapılan ve benim okuduğum ama yine en doğru okumayı yapmak için tekrar dönmem gereken diğer eserler ise: Madame Bovary, Doktor Jekyll ve Bay Hyde, Swan’ların Tarafı, Değişim ile Ulysses. Bu arada Nabokov’un ders notlarının ikinci cildi Rus Edebiyatı Dersleri altında yine aynı yayıncı tarafından Türkçeleştirilmiş.

Nabokov sanki eleştirmekten ziyade eseri okuyor. Zaten yazarın önsöz yerine verilen İyi Okurlar ve İyi Yazarlar adlı kısımda “kişi bir kitabı okuyamaz, ancak yeniden okur.” gibi değerli tespitte bulunuyor. Tespitin açılımı ise, eserin okur sayısı kadar okuması olması gerektiği şeklindedir. Burada okura parantez açarken “iyi okur” gibi bir tespitten ziyade “tutkulu okur” gibi bir tespitte bulunuyor Nabokov. Nabokov, Flaubert gibi çok okumaktan ziyade iyi okumak gerektiği düşüncesinde.

Ama siz bu tutkuyu Nabokov okurken hissetmeyebilirsiniz. Seçerek okuyor Nabokov. Okurken konuşuyor, arada bir yorumlar yapıyor. Yaptığı sadece bu değil ama kitabın ağırlığı bu şekilde. Ki bazen, sayfalarca alıntıyı sadece bir cümleye söylemek için esere koymuş gibi. Ama dediğim Vladimir Nabokov adlı okurun yaşadığı tutkuyu yaşamak için, elinizde üzerinde konuşulan eserin olması en doğrusu.

Nabokov beğenisi konusunda siyah- beyaz düşünen ve gri çizgileri az olan bir edebiyat insanı. Önceden Dostoyevski ile ilgili sarfettiği küçümseyici sözleri duymuştum. Burada da öyle aslında. Kafka’yı göklere çıkarırken, Thomas Mann ve Rilke’ye, Kafka karşısında “cüce” tabirini kullanıyor. Gurur ve Önyargı konusunda Nabokov aynı görüşte olduğumu sevindim. Ama Nabokov Jane Austen dosyasını yeniden açmama neden oldu. Bunun sebebi de Mansfield park hakkındaki övücü sözleridir.

Tabi Ulysses dosyası yine karşıma çıktı. bu eseri tekrardan zorla okutacaklar bana. Saçmalamalardan seçmeler sunan Leopold Bloom yine karşıma çıktı. Ne tuhaftır ki bilimi her şeyin önüne koyan bir şahsiyetin sayıklamaları onun bu kimliğiyle çelişki oluşturması o derece söz konusu edilmiyor. Bir sanat adamı gibi davranan Stephen Dedalus daha tutarlı bir çizgiye konulmuş malum şahsiyetin karşısına.

Nabokov’u Rene Girard gibi kuramlardan, akımlardan azade biri gibi düşünemeyiz. Eserler konusundan farklı olarak burada Nabokov’un gri alanları daha fazla. Bu bakımdan en iyi okumanın bu akım ve kuramları sentezleyen bir okuma olduğu düşüncesinde Nabokov…