Gölgede Yaşamak

Gölge Konuşuyor:

Büyük Kızlar Ağlamaz’daki gibi deneyseldi ama burada içerikten ziyade biçim üzerinde durulmuş. Büyük Kızlar Ağlamaz’da içerik daha zengindi diye hatırlıyorum. Kısacası buradaki öyküler arasında tematik bir ortaklıktan ziyade teknik bir ortaklıktan behsedebiliriz. Dilin kahramanın dünyasına uygun olması da öyküleri inandırıcı ve ikna edici kılıyor. Örneğin son öykülerde retorikten azade bir avam dili kullanılmış karakterlere uygun olarak. Mayami’ye gelip çıplak göğüslü kadınlar nerede diyen sonradan görme bir küçük burjuva başka türlü anlatılamazdı zaten.

Gömlek ve Macera’da da (sondan üçüncü öyküde) yine dil bir alt seviyede cereyan ediyor ama söz konusu öyküde nitelik sıçraması kimi karakterler nedeniyle görülüyor. İçerik yönünden belki de en zengin olan bu öyküde garsonlar ile müşteriler arasında iletişim göze çarpıyor. Nitelikli garsonlar, paralı ama niteliği tartışma konusu olan müşterilerin tezatlığı düşündürücüydü..

Diğer üç öykü dil lezzeti bakımından üst seviyedeydi. Benim telifin neden çeviriden önce geldiğini tescilleyen metinlerdi. Oyuncu adlı upuzun öyküde üç farklı ağızdan anlatılması anlatıya özgünlük katmış. Kitap yazmış basılması için editör arayan oyuncu, oyuncunun iletişim kurduğu editör yani çözücü ve bu iki karakterin dışında üçüncü bir göz anlatıcı birlikte anlatacaklardır Oyuncu’nun hikayesini. Oyuncu’nun ruh halini çözmek çözücüye bırakılmışken, Anlatıcı onun yapıp etmelerini anlatıyor, bir de oyunca kendisini, ne yapmak istediğini anlatıyor. Bu alışkanlıklara ters, zor okunan bir öykü olduğu için sıkabilir okuyanı.

En sevdiğim öykü olan Saklanan yine Oyuncu gibi “gölgede yaşamak” üzerine bir öykü. Mahkumlar ve arkeologların birlikte boy gösterdiği öyküde örtüler kaldırılınca açığa çıkan gerçek kimlikleri gösterilıyor. Söylenenler değil eşyalar sayesinde kimliklerin ortaya dökülmesi bence güzel bir fikirdi. Özellikle bu öykünün sonunda erkek kahramnın gölcükle teması sırasında, ayaklarının suya değmesi sayesinde libidosunda görülen artış görülmeye değerdi.

Gönderen Halime‘de ise  adres tarifinin betimlemelerle birlikte verilmesi başka bir özgünlüktü. Böyle bir başlangıç öyküye teatral ve sinematografik ögeler katmış. Bu tür girizgahlar sanırım meddah anlatılarında da yoğun olarak işlenirdi.