Elveda ve Bütün O Balıklar İçin Teşekkürler

Gölge Konuşuyor:

Otostopçunun Galaksi Rehberi’nin dördüncü kitabı ama yazar sanki yeni başlıyormuş gibi  bir girişle başlamış romanına. Yine o küçük önemsiz, o mutsuz maymunumsuların yaşadığı gezegenin tanıtımıyla başlamış hikayesine. Aslında beni ters köşeye yatırdı Douglas Adams. Bir daha o Dünya denilen tımarhaneye dönmeyeceğimizi sanıyordum çünkü. Nasıl olduysa önce otostopçu Ford prefect, sonrasında da evrendeki tek Dünyalı olarak düşündüğümüz Arthur Dent, Fenny (Fenchurch) denilen yarı deli yarı akılı bir kızın peşinde kendini Dünya’da bulur. Bilmiyorum Adams neden böyle bir şey denedi? Belki de ona senin eserinde eksik olan şey aşk, seks ve kadınlar diyen olmuştur. Dolayısıyla son bölümü saymazsak Zaphod ve Trillian’ı görmüyoruz bu macerada. O Son bölüm de sanki dört buçukuncu macera gibi olmuş.

Evrende iki milyon geçirmesine rağmen Dünya’dan ayrı kaldığı süre sadece beş ay olmuştur Arthur’un. Ama Arthur bulunduğu yerin doğup büyüdüğü gezegeni olduğunu öğrenmesi biraz zaman alır. Sürekli yağan yağmurlar ipucu teşkil etmiyordu. İlk ipucu henüz dünyadayken yaklaşık sekiz yıl önce tanışmış olduğu Bihaber Bozo denilen köpekle karşılaşmış olmasıydı. Sadece Arthur köpeği hatırlamıyor, köpek de Arthur’u hatırlıyordu. Sonrasında ise bir kavanoz sayesinde bulunduğu yer itibarı ile şüphesi kalmaz. Zaman farkı nedeniyle bissüre jetlag etkisine maruz kaldı ama uykusunu aldıktan sonra kendine geldi.

Sadece aşk değil Arthur bir çevreci faaliyettede rol alır. Aslında bu işlere girişmezdi Arthur. Evrenden kaşarlanmış bir şekilde döndü nitekim.  Bir dizi faaliyette rol aldı. “Yapılacak İşler” başlığı altında dosya tutmaya başlar. Batı yarımküreyi mahvedecek virüsü hazırlıksız yakalayıp mideye indirmesi kazandığı zaferlerden biridir. Greenpeace adlı çevreci örgütle birlikte Yunusları kurtarma operasyonuna katılır. Yardım faaliyetlerine katılır. Anjie denilen bir hasta için böbrek makinesi ayarlar. Bir de Fenchurch’un memleketine gitmesini sağlar.

Ama yine cevaplanmamış sorular vardı. Aslında cevap vardı ama, cevabın ne ifade ettiğini de bilen azdı. Bütün bilinmeyenlerin cevabı kırkiki sayısındaydı. Bu bakımdan bu sayının gizemini çözmek gerekirdi fakat bu yine ertlenemiş gibiydi. Beşinci ve son macerada bu soruların cevabını bulacağımızı umuyorum.

Maceranın son bölümünde ise “yapılacak şeyler” yerini “düşünülecek şeyler”e bırakır. Aşk ve seks ismini zikrettiğimiz şeylerin en önemliler.

Özetle bilim-kurgusu ve felsefesi fazla olmayan, Philip K. Dick tarzı yapay zekaya göndermelerde bulunan, komediyi ve eğlenceyi öne çıkaran farklı bir maceraydı dizinin dördüncü macerası. Ama yine de üçüncü maceradaki kadar sıkılmadığımı söylemeliyim.