İsidore – Lautremont’un Romanı

Gölge Konuşuyor:

Maldoror’un Şarkıları adlı muhteşem eserin yazarının romanı, Maldoror’un Şarkıları kadar muhteşem  olmasa da okunmaya değer. İsidore Ducasse, nam-ı diğer Comte de Lautremont, kısacık yaşamında dev bir eser yaratmıştır. Bu dev eserin yirmili yaşların başında yaratıldığını düşünürsek, yazarın gelişiminin menzili hakkında fikir sahibi olabiliriz. Romandaki deyişle, erken gelişme kaydetmiş İsidore’nin çağının çok önünde olduğu kesin. Böyle bir insanın yalnızlığa mahkum olmasına da kimse şaşırmayacaktır.isidore 001

İsidore’nin yaşamı ve sanatçı kişiliği değişik bir kurguyla verilmiş. Hayali olduğunu düşündüğüm bir söyleşi ile başlıyor.  Bundan sonra da roman sekiz göz ve sekiz bölümden oluşuyor. Göz, İsidore’nin takip edildiği, gözlendiği bölümlerdir. Bölümler ise İsidore’nin notları gibidir.

Varlıklı bir ailenin oğlu olan İsidore ailesinin ve sınıfının beklentilerini karşılamamaktadır. Eğitimine gerekli önemi vermemektedir. Alt sınıftan insanlarla muhattap olmaktadır. Bu da özellikle babasının tepkisi ile karşılanmaktadır. Babasının oğlunu takip etmekle görevlendirdiği Kupa Kızı lakaplı takipçi ( Gözleri anlatan), İsidore’nin tüm eylem ve faaliyetleri hakkında babayı bilgilendirir. Bu takip gizli bir takip değil, tarafların bir araya geldiği de oluyor. Çok fazla yoruma kaçmıyor Kupa Kızı ama zaman içinde İsidore ile ilgili yerinde tespitlerde bulunuyor.

İsidore’nin anlattıklarından da onun kişiliğini ve yaratıcılığını öğreniyoruz. Bir kere şunu söyleyelim, İsidore kamburundan dolayı fiziksel olarak kusurlu sayılır. Bu kadar öfkeli olmasında da bu yönünün etkisi vardır. Bu durumu eserinde görüyormuşuz. Bu da yazarın seçkinler arasında değil de ötekiler arasında kendini bulmasına neden oluyor. Dolayısıyla tüm ezilenler ve dışlananlar onun dostlarıdır.

Ve eserini yaratırken İsidore bir plan kurmuyor Jeremy Reed gibi. Yaratım süreci tamamen bilinç dışının yansımasıdır. İsidore’nin deyişiyle biriken an’lardır tüm bunlar. Şeytan bir tür bakış açısını yansıtır. Dante’nin cehenneminin bir eleştirisidir. Ötekinin gözüyle dünyadır. Dolayısıyle çağına göre oldukça devrimci bir bakış açısıdır.