Latin Amerika’nın Kesik Damarları

Gölge Konuşuyor:

Bu kitapla ilgili ancak duygusal bir yorum yapabilirim. Zaten Galeano’nun anlatısındaki büyük hikayeyi ben dahil çoğumuz biliyoruz. Malum, Batılılar beş yüz yıl boyunca kıta Amerika’sının bütün yeraltı ve yerüstü zenginliklerini latin amerikanın kesiksömürmüşler, bu sayede zenginleşip, muazzam bir sermaye birikimine sahip olmuşlar.  Bunun yanında yerlilerin işgücünü de sömürmüşler, canı çıkıncaya kadar insanları çalıştırmışlar. Sonuçta kıta insanı yoksullaştırılmış, köleleştirilmiş ve katledilmiştir. Buraya kadar olanı herkes biliyor.

Şunları bilmeyenimiz vardır:
“Batılılar geldiklerinde ellerinde kutsal kitapları bizim altınlarımız, gittiklerinde onların altınları bizim kutsal kitabımız oldu” diyen yerlinin hikayesi.
At ile atlıyı tek bir organizma sanıp atlı yerine ata sakdırıp sonunu hazırlayan yerli,
Tupac Amaru’nun kahramanca direnişi,
Paraguay’ın, özellikle devrimci lidaer Solano Lopez’in direnişi.

Bunların bazılarını ben de duymamıştım. Şimdi işin benim için duygusal olan boyutuna gelelim. Zaten içimde iktidarlara karşı bir öfke var. Suçluluk duymamı gerektirecek bir şeyler de var mı, diye düşünüyorum. Çünkü katliamları yapan sınıfın inşa ettiği uygarlığın nimetlerinden bende faydalanıyorum, icatlar ve teknolojik gelişmeler benim de hayatımı kolaylaştırıyor.  Bütün bunların kan ve gözyaşı sonucunda elde edildiği bir gerçek. Buna rağmen, şu anda bu acıları yaşatanların torunları, yaşananlardan haberdar iseler suçluluk duyuyorlar mı? Yedikleri ekmek boğazlarından geçiyor mu? Bilmiyorum işte bunu…

Son bir not: kitap 78’de yazıldığı için söz konusu coğrafyadaki son otuz beş yılın gelişmeleri yer almıyor.. Benden tavsiye Jerry Kloby’nin Küreselleşmenin Sefaleti ya da James Petras’ın Latin Amerika ve Emperyalizm adlı kitaplar konuya katkı sağlar…

Reklamlar