Neşe – İnsan

Gölge Konuşuyor:

Dünyada hiçbir felsefe, kazınmış kafasıyla bir keşiş gibi  güneşle baş başa sohbete tutuşan tek bir papatyanın, çalının ya da çakıl taşınının seviyesine erişemez.” 

Kitabın sonuna ramak kala sarfedilmiş bu cümle bu kitabın da felsefesini ortaya döküyor sanırım. Neşe-İnsan hiçbir idealin, hiçbir eylemin, hiçbir öğretinin yaşamdan daha önemli olmadığını ortaya koymaya çalışıyor. Yaşam her şeyin üzerinde. Savaşlardan, kılıç şakırtılarından bahsediyor kitap ama bunun önemli olmadığını söylüyor ve öyküler kuş cıvıltılarının peşinden gidiyor. Ve yaşamın ebedi olduğunu kılıç şakırtıları değil, kuş cıvıltıları gösteriyor. Savaşlar ya da kılıç şakrtıları ölümü sembolize ediyor. Yaşam-ölüm diyalektiği, neşe-insan diyalektiği ile ikame edilmiş öykülerde. Neşe yaşamın kendisidir. El değmemiş olandır. Dolayısıyla stoacı bir anlayış hakim görünüyor bu öyküler demetinde. Bir önce okuduğum Bobin kitabı Yerlerde Bir Aziz ile de bir bütünlük oluşturuyor Neşe-İnsan…

Genelde insan eylemlerini değersizleştiren bu kitap yazma eylemini tam tersine yüceltiyor. Açılışı “yazmak aşılması imkansız bir duvara bir kapı çizmek ve sonra o kapıyı açmaktır” epigrafıyla yapıyor kitap. Yerlerde Bir Aziz’de bir cümle vardı:” Gölgelenmiş birkaç kelime, bir hayatı değiştirebilir.” Demek ki insan eylemi tamamen kötü değil. Wall Street guruları eleştirilerin hedefi oluyor kitabın bir yerlerinde. Buna karşılık insanın en saf, en temiz hali (neşe) destansılaşıyor. Bu saflık Yerlerde Bir Aziz’de çocuk iken bu kitapta çocuğun yerini çingene almış. Her iki kitapta da yoksulluk baş tacı ediliyor. İster savaş ister zenginlik olsun engel yine de yaşamı güçlendiren bir şeydir. Dolayısıyla Bobin’in eserlerinde diyalektik olmazsa olmazdır…

Chrisitan Bobin’in Türkçede yayınlanmış üç eserini de böylece okumuş oldum. Buraya kadar ki kısımda yaşamı ve yazıyı öne çıkardığını söyledik. Bunun yanında aşkın, sanatın ve müziğin de hakkı teslim ediliyor. Bu son zikrettiğim üç unsurda birbiri ile bir bütünlük oluşturuyor. Aşk vardı anlatılarda ve müzik, müzikalite, sözler belli bir ritimle söylenmeli o zaman. Bu ritim ilk okuduğum iki kitapta başarılıydı. Neşe-Zaman’da biraz güdük kalmış. Bazı sözler bağlamdan kopuk sanki. Müzikalite var aşk yok sanki… Bu bakımdan Bobin’in top 3’ünde üçüncü sırada yer alır bence…