Tembellik Hakkı

Gölge Konuşuyor:

Çalışmak seni yozlaştırır. Bu söz ilk başta ürkütücü görünse de, biraz düşününce gerçeklik payı veririz. Tembellik Hakkı’nı okuyan da buna külliyen inanır.tara0004

Daha önce Henri Thoreau, Bertrand Russell, John Zerzan, Marshall Bermann ve hatta Karl Marx’tan bile çalışmanın kutsanmasına karşı çıkışlar duymuştum. Marx kullanım değeri için ancak çalışabileceğimizi söyler. Fazlasının bizi köleleştirdiğini söyler.  Uygarlığı topyekün reddeden John Zerzan ise ilkel insanın sadece günün belli bölümlerinde üretime katıldığını söyler. Thoreau ise başka bir pencereden bakar; endüstrileşmeye bağlı çalışmanın insanı doğasından kopardığını ifade eder. Russell sistem dışı düşünmez, ama bireyin kendini geliştirmesi için çalışma saatlerinin azaltılması gerektiğini vurgular.

Lafargue’nin çalışmaya topyekün karşı çıktığını söyleyemeyiz. Onun üstünde durduğu başkasının hesabına çalışmamak gerektiği konusudur. Bu konuda aslında Marx’tan farklı düşünmez. Lafargue’nun karşı çıktığı işçilerin, insanların kendilerini işlerine kaptırmalarıdır. Proleteryaya da karşı çıkar, proleteryanın da çalışmayı kutsallaştırdığını ima eder.  Yani Lafargue’a göre işini sevme diye birşey olamaz, hele başkasının hesabına çalışmak ise. Savsaklamak güzeldir o zaman. En iyisi hiç çalışmamak’a getiriyor durumu. Savsaklamak ve çalışmamak direniştir ona göre.

İşçilerin çalışarak daha da fakirleştiğini, maaşlarının bir bölümünü de hiç çalışmayan patronlara bırakarak onların daha da zenginleşmelerini sağladığını ifade eder Lafargue. Çalışmanın çocukları olan ‘kalkınma’ ve ‘ilerleme’nin de emek sömürüsünü meşrulaştırdığını ekler. İşbölümü ve hiyerarşinin de işçi sınıfı için örgütlenmeyi zorlaştırdığını üstüne basarak söyler.

Ülkemizde bazı zevzekler, zaman zaman, yer yer işçilerin maaşlarının yüksek olduğunu vurgularlar. Tarihsel koşullara ve dünya ölçeğine baktığımızda emekçilerin her dönem daha da yoksullaştığını görürüz. Belli bölgelerdeki sermaye birikimi yüzünden bu yer yer gölgelense, görünmez kılınsa da, büyük resme baktığımızda gerçek apaçık ortaya çıkar.

Arka Kapak:

“Çalışın işçiler, çalışın. Toplumsal serveti ve kendi yoksulluğunuzu artırmak için çalışın. Çalışın ki daha da yoksullaşıp daha çok çalışmak ve tekrar yoksullaşmak için bazı nedenleriniz olsun. İşte bu, kapitalist üretimin acımasız yasasıdır. Ekonomistlerin aldatıcı sözlerine kulak veren işçiler kendilerini canla başla çalışma tutkusuna adamışlardır. Onlar tüm toplumu ve toplumsal organizmayı baştan sona sarsan sanayideki aşırı üretimin buhranını içlerine atıyorlar. Hatta ürün çokluğu ve talep yokluğu yüzünden fabrikalar kapanıyor ve açlık işçi nüfusa adeta kırbaçla veryansın ediyor. Çalışma doğmasıyla şaşkına dönen işçilerin, sözde verimli dönemde başlarına bela aldıkları aşırı üretim, bugünkü yoksulluklarının nedenidir.”