Şark Dişçisi

Gölge Konuşuyor:

Hagop Baronyan’ın biyografisini okuduktan sonra Şark Dişçisi oyunu hakkında iyi şeyler söylemek isterdim. Ama zorlama bir şeyler söylemek şark dişçisiistemiyorum. Onun hiciv ve eleştiri yeteneğinin farkına varamadım. Yalın anlatımın ardındaki örtük mesajları idrak edemedim, aksine –bunu söylemek zorundayım- bana sığ geldi. Oyun bir komediydi. Aile ve Kutsal’ın karşısında Aşk’ı yüceltmiş bence. Ne var ki insanların fiziksel görünümüyle çok dalga geçilmesi beni rahatsız etti.

Oyun sahnelendiğinde, izlemek istemiştim ama fırsatım omamıştı. Tekrar sahnelense gidermiydim, emin değilim. Beni boş verin siz, Baronyan büyük bir tiyatro üstadıymış.  Tiyatromuzun temel taşlarından biriyniş. Yaşadığı dönem olan on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, birçok insana tiyatroyu sevdirmiş. Önemli tiyatro eserlerini çevirmiş, kendi adını taşıyan bir tiyatro kurmuş…

Tanıtım Bülteni:

Ermenice mizah edebiyatının en tanınmış isimlerinden olan Hagop Baronyan, keskin gözlem yeteneği ve doğru bildiği yoldan şaşmayan entelektüel duruşuyla, iktidar sahiplerini, din adamlarını, başkalarının sırtından geçinenleri, dalkavukları, Batılı yaşam tarzına öykünenleri ve daha pek çoklarını alaya aldı, onların yanlışlarını kalemine dolamaktan, yüzlerine vurmaktan çekinmedi.

Baronyan’ın ilk komedisi olan Şark Dişçisi, görücü usulü evlilikler ve sadakat sorunlarını ele alan eğlenceli bir oyun. Eser, “Aile ilişkilerinin yozlaştığı, çiftlerin birbirlerinin kuyusunu kazmaya çalıştığı bir ortamda, eşler, eski ve yeni âşıklar, çocuklar ve nişanlılar arasındaki ilişkiler birbirine karışır, iç içe geçerse neler olur?” sorusuna yanıt arıyor. Olay örgüsünün arka planına dönemin çeşitli toplumsal gelişmelerini yerleştiren Baronyan, Şark Dişçisi’nde okuyucuyu, güncelliğini hiç yitirmeyecek evlilik ve sadakat ilişkisi üzerinde düşünmeye davet ediyor.

Kitabın Sayfalarından:

TAPARNİGOS: Günaydın tatlım.

MARTA: (kendi kendine) Tatlısı!

TAPARNİGOS: Neden yalnız oturuyorsun, nonoşum?

MARTA: (sinirli) Bilmiyorum.

TAPARNİGOS: Hanım bugün sinirli, hahaha… İhtiyar, ne olacak!

MARTA: (kızgın) İhtiyar mı? Sen hangi cesaretle…?

TAPARNİGOS: Ne var, ne olmuş?

MARTA: Ağzımı açayım mı?

TAPARNİGOS:: Aç aç. Hava alırsın biraz.

MARTA: Pazartesi gecesi neredeydin?

TAPARNİGOS: Hasta bakmaya gitmiştim.

MARTA: Salı?

TAPARNİGOS: Birinin dişini çekmeye…

MARTA: Çarşamba?

TAPARNİGOS: Diş doldurmaya…

MARTA: Perşembe?

TAPARNİGOS: Diş boşaltmaya… Hahaha, bizim hanım takvim gibidir. Haftanın bütün günlerini hatasız gösterir.

MARTA: Evet beyefendi, ben bir takvimim. Hem de öyle bir takvim ki, ömrünün sonuna kadar değiştirmeyeceksin.

Reklamlar