Barbarları Beklerken, Kavafis

Gölge Konuşuyor:

Şiirden pek anlamam. Ama yine de bazı şiirlere güzel diyebiliyorum. Neden böyle diyorum bilmiyorum, güzel işte… Belki sözlerdeki uyumdur nedenibarbarları veya seslerdeki uyum ile biçimsel bir uyumdur veyahut da bizdeki çağrışımları sayesinde düş kurma kapasitesini artırmasıdır. Bazen gerçeklik o kadar dikkatimizi çekmez. Ama gerçeklik bir imge aracılığıyla bize sunulduğunda, hem bu imge sayesinde sunulan ürünün ya da eserin etkisinde kalırız hem de imgenin esinlendiği gerçekliğe başka türlü bakarız. Gerçekten şiir, sanat ya da estetik var olanla ilgili bilincimizde bir dinamizm yaratır. Bu bizi gerçekliğe yaklaştırdığı gibi, gerçeklikten uzaklaşmamıza bile neden olabilir. Kitaptaki kent ve yaşlılık imgeleri böyle düşünmeme neden oldu…

Kavafis’in Kent adlı şiirini bu kitabı okumadan önce de biliyordum. Çok etkilendiğim şiirlerden biridir. Doksan dört yılında ajandama aktarmışım bu şiiri. Sanırım burada kitabın çevirmenleri Erdal Alova ve Barış Pirhasan’a da parantez açmak gerek. Şiiri asıl dilinden okumadan onun değerini atfedemezsin derler. Bu büyük oranda doğrudur. Zira Pirhasan ve Alova gibi şair çevirmenler sayesinde belki bir nebze o dilin ruhuna yaklaşmış oluruz…

Kavafis’in şiiri mitlerden beslenmesine rağmen, ustalığı sayesinde yerel imgeler, evrensel imgeler ile buluşuyor… Önsözde belirtildiği gibi onun şiiri ahlaki yargılarda bulunmaktan ziyade trajik bir kavrayıştır. Maalesef bu nedenle yaşamın ne kadar temelsiz olduğunu bir daha anlamış oldum…

Kitaptan

KENT
———
“Dedin, “Bir başka ülkeye, bir başka denize gideceğim. /Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet. /Yazgıdır yakama yapışır nereye kalkışsam; /ve yüreğim gömülü bir ceset sanki. / Aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede. /Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam /hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma, /yıllarıma kıydığım, boşa harcadığım.”

Yeni ülkelerbulamayacaksın, başka denizler bulamayacaksın./Bu kent peşini bırakmayacak. Aynı sokaklarda /Dolaşacaksın. Aynı mahallede yaşlanacaksın; /Aynı evlerde kır düşecek saçlarına./Bu kenttir gidip gideceğin yer. Bir başkasını umma-/Bir gemi yok, bir yol yok sana. /Değil mi ki, hayatına kıydın burada /Bu küçücük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada.