Yolların Başlangıcı

Gölge Konuşuyor:

Malum. Amin Maalouf çok okunuyor. Ben de ‘Okuyan adam’ olarak bilindiğim için bazen muhabbeti kurmak isteyenlar oluyor: Amin Maalouf diye bir yazar var, hiç okudun mu? Benim için sıkıntılı bir durumdur bu. Kısa keser, evet derim. Nasıl buldun? Güzel hikayeler anlatıyor.tara0002

Güzel hikayeler anlatıyor. Cevabım bu genelde. Amin Maalouf’u daha iyi anlatacak başka söz bulamadım şimdiye kadar. Neyse ki bu blog var. Burada çok rahat günah çıkartabilirim. Bunun önünde bir engel yok gibi. Şimdiye kadar en azından. Şunu demek istiyorum: Evet Maalouf güzel hikayeler anlatıyor ama kendisi güzellik katıyor mu bu hikayelere? Bundan emin değilim. Evet Leo Africanus’un, Ömer Hayyam’ın, Mani’nin, Sabetay Sevi’nin hikayeleri ilgi çekicidir. Hele Hasan Sabbah peynir ekmek gibi gidiyor. Herkes tarihsel kişilikleri işine geldiği gibi anlatıyor. Edebiyatçıya karışılmaz, özgür yaratım söz konusu çünkü.

Romanı düşününce isminden birşey anlamadığım Yolların Başlangıcı (Origines)’te Maalouf yeni birşeyler denemiş. Bu sefer tarihe mal olmuş önemli kişilikleri değil, dedelerini konu  etmiş romanına. Bundan dolayı da romanı üzerinde çok emek harcadığı anlaşılıyor. Çünkü böyle bir konu okur için sıkıcı olabilirdi. Daha ziyade postmodern roman kalıplarında yazmış. Alt metinlerle desteklenimş: Defterler, notlar, anılar, mektuplar, sözleşmeler, tapu belgeleri vs. Ve Maalouf bunu yapabildiğine göre diğer romanlarında biraz tembel davranmış demek ki.

Doğulular özellikle ondokuzuncu yüzyıl ile birliikte Batı’nın iktisadi büyümesine gıpta ile bakmışlar, hayranlıklarını gizlememişler. Hayalleri olan insanlar imkan ve fırsat bulduklarında Batı’ya göç etmişler.  Maalouff (Maluf)’un dedesinin kardeşi Cebrail’in de yolu bu sebepten Küba’ya düşmüş. İşleri yolunda gitmiş Cebrail’in (Küba’daki adıyla Gabriel’in). İyi para kazanmış. Evlenmiş çoluk çocuğa karışmış. Ortadoğu’da kalan dede Butros ise zorluklar yaşamış. Özellikle savaş zamanlarında.

Ama sanki yazar hikayesini kurarken bir taslaktan yola çıkmıyor. Araştırmacı romancı havasında. İz sürüyor. Küba’ya, Amerika’ya, Lübnan’a gidiyor. Kardeşlerin yapıp etmelerini öğrenip kaydediyor.

2. Abdülhamit, Enver Paşa ve Mustafa Kemal’in de rolleri var romanda. Butros’un Mustafa Kemal’e büyük hayranlığı varmış. Sanki dönüşümlerin çoğu (en azından kararı) 2. Meşrutiyetle gerçekleşmiş vurgusu yapılmış. Mesela 1909’daki Hürriyet Bayramı’ndan bahsedilirken, Cumhuriyet Bayramı zikredilmemiş…