Sahnenin Dışındakiler

Gölge Konuşuyor:

Sahnenin dışındakiler. Bir arada iki deredekiler yani. “Milli mücadele” yıllarında İstanbul’da olmak, İstanbullu olmak. Gözün kulağının Ankara’da olması ya da Ankara’da olanlara kulağını tıkamak. İşgal altındaki İstanbul da pek tekin bir yer değil esasında. Ne var ki, bir grup entelektüel paşazadenin hayatında pek bir değişiklik görünmüyor romanın başlarında. Tabi bu bölümlerin bir kısmı kahramanımız Cemal’in çocukluk yıllarına denk düşüyor. Milli mücadeleye daha var. Yine de ülkede savaş yok diyemeyiz…sahnenin-disindakiler_avatar_orj

Sahneye çıkmamak inanç meselesi mi, o çok belirgin değil. Ne var ki bu durum sanki bir içine kapanmaya, dahil olamadığı mücadeleye kulaklarını tıkamak suretiyle kurtulmaya vardırılması şeklinde. Gırla edebiyat, sanat, felsefe muhabbeti var. Tabii bu muhabbetler de ülkenin içinde olduğu durumdan dolayı askıda durur gibi görünüyor. Hayati bir meseleyi yokmuş gibi davranmak sadece bugünün zihniyeti değilmiş demek ki. Eninde sonunda, ne kadar kaçarsanız kaçın, sohbetler malum meselelere gelip dayanıyor, çoğu zamanda bu noktada düğümleniyor. Kimileri, daha inançlıları,  meselenin özünü ortaya dökmek isterken, yukarıda sözünü ettiğim zihniyet yüzünden muhabbet ilerlemiyor, tıkanıyor, üstü açık bir şekilde bırakılıyor. Zaten Tanpınar romanlarının özelliğidir kriz. Mümkün mertebe taraftar olmaktan kaçınılır. Bu Tanpınar’ın zamanın ruhundan etkilenmediği anlamına gelmez. Onun tavrı eleştirellikten ziyade estetiktir.

Tanpınar romanı Türk romanının ana damarlarından biri sayılıyor. Günümüzün pek popüler yazarı için duayendir Tanpınar. Benim de beğenime mazhar olmasına mukabil Tanpınar, ona, duayen, favori yazarım gibi yakıştırmalarda bulunmak içimden gelmiyor. Okuduğum üç romanında ( Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Sahnenin Dışındakiler) da nitelik bakımından aralarında bir fark görmedim. Mizahi ve oyuncul yönü nedeniyle belki Saatleri Ayarlama Enstitüsü diğerlerinden farklı görünebilir. Henüz tükettiğim romanda ise diğer iki romandaki doğu-batı sorunsalından ziyade kişilerin içtimai – ferdi bilinçleri, bilinçaltları işlenmiş.