Çelo

Gölge Konuşuyor:

Toprak kavgası son yüzyılda bu coğrafyanın en önemli vakalarından biri olmuştur. Ülkelerin birbirleriyle olan toprak kavgalarından bahsetmiyorum. Bahsettiğim bireyler ve aileler arasındaki toprak kavgası. Romanın da mesele ettiği şey bu zaten. bu tür kavgalar cumhuriyet tarihi boyunca devam etti, halen de devam ediyor. bu kavgaların çoğu miras kavgasına dönüşüyor ve doğal olarak aile içi kavgaya. Çelo romanında olduğu gibi. Bu kavgalar çok can aldı ama kırsal bölgelerdeki avukatlara da çok para kazandırdı. Romanın bir yerinde söylendiği gibi. bu kavga niye, bu topraklar sizin değil, Bogos’un Artin’in Yorgo’nun toprakları çoğunlukla. Azınlıkların “defedilip” kovulmasıyla, sermayenin Müslümanlaştırılıp Türkleştirilmesiyle birlikte Anadolu’ya ateş düşmüştür. Çiftçiyi, köylüyü topraklandırmak genelde durumunu iyileştirmiştir, ancak beraberinde romandaki gibi meselelere gebe bırakmıştır…tara0005

Çelo bir garip oğlan. Yetim kalmış. Amcası Eset Çavuş bakıyordur ona. Ne var ki amcasının yeğenine sevgiyle yaklaştığı pek söylenemez. Yaş kemale erince Çelo amcasının zulmüne dayanamaz ve hakkı olan toprağı da alarak ayrılmak ister. Ne var ki, amcasının toprağı bölüştürmeye hiç niyeti yoktur. Çelo’nun babasının kendisine borcu olduğunu ve elinde senetleri olduğunu söyleyerek yeğeninin isteğini sert bir tonla reddeder. Romanın geriye kalan kısmı bir hukuk mücadelesi olarak devam eder… Çelo’nun amcasının kızı Kezik ile olan gönül macerası da meseleyi daha içinden çıkılmaz hale getirmektedir.

Gençler hoşlanmasa da bu coğrafyanın en özgün edebiyatı köy edebiyatıdır bence. Özgündür. Orhan Pamuk ve Oğuz Atay edebiyatından daha özgündür. Dili yereldir. Dilin yerel olması benim için en önemli artı. Abbas Sayar’ın bir karakterinin “her tarafımı alaf sardı” demesi benim gibi bir Orta Anadolulu için nostaljik sayılır. Ben Yozgatlı değilim ama Abbas Sayar’ın kullandığı Yozgat ağzı bana yakın ve içten geldi. Çelo evvelden okuduğum Abbas Sayar’ın Yılkı Atı, Can Şenliği ve Dik Bayır adlı romanları kadar etkili değildi. Belki öykü bana sıradan geldiği için böyledir. Ama beni etkileyen dili ve üslubu nedeniyle Abbas Sayar’ın tüm yazdıklarını okumak istiyorum…