Kayıp Çocuk

Gölge Konuşuyor:

Thomas Wolfe hakkında çok şey duyduğum bir yazar. Yirminci yüzyılın büyük Amerikalı edebiyatçıları arasında hep ismi zikrediliyor. Otobiyografik eserler yazıyormuş galiba. Wolfe’un Türkçede olmadığını biliyordum ama en son küçük bir araştırma yaptığımda yazarın bu eseriyle karşılaştım. Sürpriz oldu gerçekten. Kayıp Çocuk yazarın önemli eseri Look Homeward, Angel adlı romanı kadar olmasa da önemli bir eseri. Zaten 1900-1938 yılları arasında yaşamış romancının otuz sekiz yıla çok fazla eser sığdırmadığını da biliyoruz. Kayıp Çocuk aynı zamanda bir yayınevinin de tanışma kitabı.

Bu altmış sayfalık küçük kitabı tek oturumda bitirdim. Ne var ki, eserde beni en çok etkileyen kitabın sonundaki editörün yazdığı yazarın biyografisiydi. Eserin sonsöz kadar etkili olmamasının nedeni benim mi, romanın mı ya da çevirmenin eksikliği mi, karar veremedim. Ama editörün yazara ve çevirmene göre daha edebi olması pek rastlanan bir şey değil. Türkçesinde hata var mıydı, emin olamadım ama, “anın bütünleşmesi” “planlama tahtası” “gurunu susturmak” gibi ifadeler bana anlaşılmaz geldi. Özensizlik olarak düşündüğüm ise Grover isminin başka bir yerde Glover, ya da Crocker isminin Crorker şeklinde yazılmasıydı.

Kayıp Çocuk da Look Homeward, Angel gibi otobiyografik öğeler taşıyormuş. Eserde Eugene olarak resmedilmiş Thomas Wolfe çocukken ölen ağabeyi Grover’ın hikayesini anlatıyor. Dört bölümlük roman, birinci bölüm hariç aile fertlerinin Grover hakkında hatırladıkları. Eugene henüz dört yaşında olduğu için abiyle ilgili hatıraları zihinde yer tutmamış. O, Georges Perec’in W ya da Bir Çocukluk Hikayesi adlı sıradışı kitabındaki gibi parçaları birleştirerek bütünler oluşturmaya çalışıyor. Grover on iki yaşında tifodan öldüğü için ondan iki yaş büyük abla Helen’ı daha çok etkilemiş. Yaşamında kapanmamış bir yara açmış Helen’a kardeşin kaybı.

Sanırım kardeşin yaşından önce olgunlaşması onunla ilgili hatıraların derinleşmesine vesile oluyor. Anlatanlar sanki o bizi büyüttü, şeklinde ifade ediyorlar duygularını. İlk bölümü kimin anlattığı belli olmasa da Grover’ın yanında ikinci roldeki aile bireyi babadır. Bu bakımdan burası bana babanın hatıralarıymış gibi geldi. Grover’ın şekerlemeci Crockerlara ders verdiği kısımlar ise onun olgunluğunun zirve yaptığı anlardır.

Ama asıl trajedi editör Göksel Murat Eriş’in söylediği Eugene’nın yıllar sonra artık başkalarının ikamet ettiği çocukluğunun St. Louis’deki evine dönüşte yaşadığı trajediydi. “Aydınlanma anından sonra tıpkı hepimizin yitirdiği gibi çocukluğunu ve hayal gücünü yitirdiğini ve ne ağabeyi Grover’ın ne de çocukluğunun bir daha geri gelmeyeceğinin farkına varır.”