Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu

Gölge Konuşuyor:

Kahramanın okura hitabı şeklinde yansıtılmış olsa da odağa kahramanı değil okuru koyuyor roman. Böyle sanmıyorsunuz ilk başlarda sayfalar ilerledikçe böyle düşünmenizi sağlayacak daha fazla şeyle karşılaşıyorsunuz. Size bir roman okuyorsunuz hatırlatmasıyla başlayan romanda sizin dikkatinizi ölçmek için planlanmış birçok dönemeç ile karşılaşıyorsunuz. O roman işte bu sayede başka bir çok romana dönüşüyor. Sebep ne olursa olsun okurun dikkati ve çağrışımlarını zorlayan bir roman.

Üst-kurmaca okuma alışkanlığı yoksa sıkıntılı bir okuma olabilir yalnız. Ne olursa olsun çünkü, kahramanın okur ile muhabbetti eğreti duran bir durumdur. Bunu sistemin bir parçası haline getirmek, bu konuda karşıdakini ikna etmek herkesin denememesi gereken bir seçim. Calvino’nun bu konuda kendine güvenmesi normal. Bu tür adamlar çıkabilir bu işin altından.

Okura kendi serüveni hatırlatılırken kurmaca bir eserin kuruluş ve inşa sürecindeki sıkıntılar da görünecektir eser. Her bir eserin yazılış hikayesi vardır, biz genelde bilmeyiz. Ama Calvino okurken bunu da görmemizi istiyor ama Murat Yalçın’ın kelimeleri ile bizi bir ördek okur olarak hayal ederek. “Erkek okur” ve “kadın okur” tamlamaları ise cinsiyetin yazarken de okurken de dikkate alındığını söz konusu ediyor bunu toplumsal cinsiyet açısından mesele etmiyor. Buradaki romanda kadın okur hedeflnemiş, başka bir eserde de erkek okur hedeflenebilir. Ama aslan payı kadın okurda.

Bu tür eserler okurken kendi kendime ben manyak mıyım diye soruyorum çünkü edebiyat gibi, olmayan şeylerin yazıldığı bir alanla ilgileniyorsunuz. Bu etkileşim günde bazen iki-üç saati bulacak kadar çok zaman alıyor. Konu ile ilgili hangi açıklama tatmin edici gelir düşündürücü… Bir de her seferinde farklı şeyler okuyorum düşüncesi de bir yanılsamadan ibaret.

Biraz ayrıntılara düştüğümüzde de ise birbirine karışan eserler, intihaller, çağrışımlar okuyanı tetikte tutan ya da dikkatini dağıtan şeyler. Çünkü akış bilerek ve kasıtlı bir şekilde bozuluyor. Bu bakımdan Calvino’nun eseri okuru konsantrasyonunu ölçen bir sayaç görevi görüyor. Bu nedenledir ki, elinizdeki tek bir roman bitirdiğinizde on roman olarak karşınıza çıkabilir…

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu” üzerine bir yorum

  1. Bu romanı okurken kendi içimde çok gelgit yaşadığımı hatırlıyorum. Bir yandan yazarın dehasını görüp hayran oluyordum, bir yandan sürekli bölünmeyle sanki yeniden ve yeniden bir romana baştan başlama hissi veren kopukluğa sinirleniyordum. Şöyle kapılıp gitmenin mümkün olmadığı bir kurguydu. Yazarın okuyucuyu merkeze koymasını güzel tespit etmişsiniz. Ve üstüne bir yazarın yazma sürecindeki zihninin kıvrımlarında çalkalanıp durmamız da cabasıydı sanki.
    5 sene önce şurada yazmışım.
    https://mindmills.wordpress.com/2015/01/08/bir-kis-gecesi-eger-bir-yolcu/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s