Böylesi Bir Günde

Gölge Konuşuyor:

Biraz bana çok önceden izlediğim varoluşçu filmleri anımsattı. Sessiz bir karakter var ortalıkta gezen öylesine. Mutlu biri değil, umarsız biri de değil. Onun üzerinden bir öğretiyi, bir felsefeyi de okumuyoruz. Ama dünyaya bir bakışı var. Bu bakış bireyci demekten ziyade varoluşçu desek daha iyi olur. Yaşamı bırakmış biri değil ama oluruna bırakmış her şeyi. Eylemden, iletişimden kaçan biri değil, bu bakımdan hikayede aksiyon yok diyemeyiz. Ama onun için en net söyleyebileceğimiz şey yalnız olduğu. Kızlardan biri onun için, kiminle birlikte olursa olsun yalnız biri diyordu. Nadja mıydı, Fabienne miydi yoksa? Belki de Delphine’ydi.

Kahramanımızın adı Andreas. Görüldüğü gibi çok inançlı biri değil. Yine Kızlardan biri onun için nihilist demişti ama tam öyle denmez çünkü Andreas rastlantılara inanırdı. Dolayısıyla savruluyor gibi görünürdü. Rüzgar hangi yöne eserse oraya. Kızlar diyoruz çünkü hep bir kız var ama aynı kızlar değil, romanda dört beş tane var, bahsedilmemiş olanlar da vardır şüphesiz. Aşk adamı mıydı Andreas? Denilebilir ama Andreas bundan hoşlanmayacaktır. Saldım çayıra mevlam bayıra devam ediyor çünkü. Çekici olduğu şüphesiz hiç lafı edilmemiş olsa da. Kadınlarla arası iyi, bu bakımdan evden prezervatifsiz çıkmaz o. Her çiçekten bal eyleyen biri, bu bakımdan tüketici olduğunu söyleyemeyiz. Aşk adamı olduğu fikrinden de vazgeçmek mecburiyetindeyiz bu durumda. Seks adamı demek daha iyi. Seks aşkı dilim dilim yer zira. En sonunda ikisi de ortada kalmayacaktır vesselam.

Aile, düzenin onu korkuttuğunu söyleyemeyiz çünkü bunlar için niyet taşımıyor. Kuvvetle muhtemel evlileri talihsiz görüyor, gönüllü kulluklarından dolayı. Uzak durur tehlikeli birer makineye dönüşen evli çiftlerden. Babası öldüğünde üzülüyor ama kaderin bu küçük rastlantısını da olağan karşılıyor, gözyaşları içindeki diğer fertlere göre.

Yaşayan en ünlü İsviçreli romancıyla böylece tanışmış olduk. Onun hakkında net bir fikir sahibi olmak için başka eserlerine de bakmak lazım. Zira bir öz var, bir cevher var ama sanki biraz daha işlenmesi gerekiyor….

Böylesi Bir Günde” üzerine 3 yorum

  1. Yıllar önce bu kitabı okumuştum, ama pek bir şey hatırlamadığımı farkettim. Sizin yazınızı okuduktan sonra bile. Sadece mutsuz, belki sıkıcı ya da sıkılmış bir erkek baş karakter vardı gibi bir tortu kalmış, ama ondan bile emin değilim. Tekrar okumaya değer mi?

  2. Bir kitabın kaderiyle ilgili kehanette bulunmak istemem (bilmiyorum yıldızlar ne der buna siz daha iyi bilirsiniz 🙂 ) tahminin herkes için sizinkine benzer bir sonuç vereceği…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s