Kadın Yok Savaşın Yüzünde

Gölge Konuşuyor:

Savaş rüzgarlarının bu derece estiği, vatandaşlarının bu derece militarize edildiği bir ülkede bu tür şeyler okumak “kalbinde barış olan” birini daha fazla yaralayacaktır kuşkusuz. Benim bu ara savaş karşıtı eserler okumamın bununla pek bir ilgisi yok. Ben öyle kolay kolay programımı değiştiren biri değilim. Denk geldi sadece. Ama isabet oldu, çünkü pratikten destek almış oluyorum.

Çernobil Duası’ndan sonra ikinci Svetlana Aleksiyeviç okumam bu. Çernobil’e daha konsantreydim sanki. Bu eser ise ilk kırk elli sayfadan sonra elimde sanki daha fazla uzuyordu. Yine belgesel tadındaki bu eserde o övdüğüm başlangıç bölümü yazarın kendi sözleriydi, öyle verilmişti. Genel olarak savaş olgusuna tepkiydi bu bölüm ve baştan sona altı çizilebilecek sözlerdi bunlar.

Kitabın geneli, o başlangıçtaki girizgahı çıkarırsak kitaba konu edinilen Rus ya da bölge kadınlarının bugünden hatırladıklarından ibaret. Bu bölümlerin de savaş karşıtlığı barındırdığını söyleyebiliriz. Dünya görüşleri farklı olsa da savaş karşısında pozitif bir tutum sergileyen kadın yoktu. Bunların neredeyse tamamı savaşta görev almış kadınlar. Birçoğu da asker. Anlatılanların benzerliği mi desem bir süre yordu beni ve motivasyonum düştü. Böyle üstünkörü okununca da belki kaçırdığım şeyler de olmuştur. Bazı ayrıntılar da maalesef bu körlüğe kurban gitmiştir. Ama yüzde beştir en fazla. Genel olarak kadınları dinlemekte kusur etmedim, onlara bu şekilde saygısızlık etmedim. Onların bazı şeylerin farkına varması da beni mutlu etti. Sanki böyle konuşunca da savaşın bazı pozitif yönleri varmış gibi konuşuyorum. Ne yapalım ki, insanlar ancak ağır bedeller ödedikten sonra bazı şeyleri anlıyorlar.

Evet savaş rezil bir şey. Dehşete kapılma cephede en çok yaşadığınız durum. Ama maalesef bizim coğrafyada savaş isteyen kafalar ağırlıkta. Bunun bedeli belki tarihsel olarak ödenmiştir ama ne yazık ki söz konusu coğrafyada toplumsal hafıza da zayıf. Ya da tam tersi bir zihniyet aşılandığı için insanlar unutmuştur. Evet, hafıza-i beşer nisyan ile maluldur ama örneğin Almanların savaş karşısındaki, nazilerin yaptığı kıyımlardan dolayı suçluluk duygusuna dayanan tepkilerinin çok uzağındayız bizler. Bunun için çok zamana ihityacımız olduğu gibi karşıt bir propagandaya da ihtiyaç var diyeceğim tüm riskleri alarak…

Ruslar ise savaşın galibi olmalarına rağmen kendilerini muzaffer ilan etmiyorlar çünkü milyonlarca ferdini kurban ettiği bir savaştı bu. Örneğin birçok yerde olduğu gibi burada da bahsi edilen o ünlü Stalingrad savunmasını zafer yerine barışı tesis eden bir direniş olarak görüyordu. Çünkü o günlerde Stalnigrad’da ( bugünkü Volgograd) “insan kanıyla sulanmamış bir milim toprak kalmamıştı…”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s