Serseri ve Kopukların Göğe Çıkışları

Gölge Konuşuyor:

78’de yazılmış roman, yazarın 45’de yazdığı başka bir romanı Merkez İstasyonunda Oturdum Ağladım’ın devam kitabı sayılıyor. Otuz üçyıl sonra yazılmış bir devam kitabı. Ben devam kitabı olduğunu bilmiyordum Merkez İstasyonu’nun ama filmini izlemiştim. Ama roman biraz ilerledikten sonra elimde olan ilk kitabı okumamın önünde bir engel olmadığını düşündüm. Velhasılı bir ondan, bir öbüründen okuyarak ilerledim. Bu bakımdan farklı bir okuma oldu. Bu yorumu yazarken diğer kitabı da bitirdiğim için romanların kronolojik okunup okunmamasının çok önemli olmadığını düşünüyorum çünkü her ikisi de farklı romanlar.

Zaten yazarın tarzı her şeyin değiştiği, başkalaştığı fikrinden hareket ediyor. Geçmişteki her şey zamanla başka bir şeye dönüşür ya da şu anki şeyler geçmişteki şeylerin başkalaşmış halleri. Tüm bu şeyler zamanda boncuk gibi dizilmiş. Dönüşümlerin temel katalizörü de yaşamı hayal kırıklıkları ile örülü kahramanımız için acıdan başka bir şey değilmiş: “Zamanın içinden yanarak geçmek, duvarın üzerindeki bir noktayı dünyanın merkezi haline getirmek acıyla olur, şimdi de, bundan sonra da..” Bu derece kötümserliğin alt yapısı nasıl oluşmuş merakımı yenemedim ilk kitaba baktım. İlk kitap bahislerinde bu durumu konuşacağım.

Eskilerin mensur şiir ya da mensure dediği şiirsel düzyazıya ait olan metin haliyle romanın tipik özelliklerine sahip değil. Zaten hem şairlerin hem de yazarların üvey evlat muamelesi yaptığı şiirsel düzyazıdaki durum yadırganmamalı. Ne şiir, ne roman olan bu türe ben daha ziyade şiir kontenjanından okudum. Elisabeth Smart ise belki de böyle bir tercih de bulunduğu için hakketiği ilgiyi görememiş..

Eserde güzel söz kategorisinde değerlendirilebilecek birçok alıntı, aforizmadan hoşlanan bir grup okurun gözünden kaçmış olması da ilginç. Demek ki, bilmiyorlarmış Smart’ı. Tabi böyle bir ilgiyi önemsemek ne kadar doğru bilmiyorum ama kitabı rastgele eline alan birinin seçtiği rastgele bir sayfadan okuyacağı bölüm onda, bunun iyi bir kitap olacağı izlenimini bırakmış olsa da bütünü ilgisini çeker mi emin değilim. Bu bakımdan bir grup ayrıcalıklı okurun seveceği bir roman olduğunu düşünüyorum bu romanı. Romana adını veren bölümdeki serseri ve kopukların arsızlığı ve bundan dolayı yarattıkları provakatif atmosfer de bence romanın en iyi yor. Tabi sağ sol değil, sol sağ adlı bölümdeki totalitarizm eleştirisi de gözden kaçmaz….

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s