Dünyanın Çivisi

Gölge Konuşuyor:

Özgür Mutlu’nun ikinci öykü kitabı Dünyanın Çivisi’ni okurken ilk başlarda ilk kitap Karton Ev’in tadını vermediğini düşünüyordum. Ne var ki, kitabı bitirirken bu tartışmanın bir anlamı kalmadı. Son öyküler ilk kitabın verdiği tadı aratmadığı gibi bir tık daha üstünde mi diye de düşünmeye başladım. Oysa genelde tam tersi olur, sevilen öyküler en başa alınır, daha az sevilenler ise bunların ardına iliştirilir.

Kır, köy yaşamı son zamanlarda okuduğum öykülerde yaygın bir şekilde işlenmiş bir tema. Kentin biçimsel olarak köye dönüştürme ütopyasıyla birlikte, köyün şehrin rantının, çevre kirliliğindenden nasibini alan distopyası bir arada işleniyor. Hali hazırda kent bir distopya, köy ise ütopyadır saptamasından hareketle başlıyor söz konusu öyküler

İlk öykü Fotoşop ile bir başka öykü Biraderler Birahanesi’nde yukarıda sözünü ettiğimiz karşıt iki anlayışın örnekleri. Fotoşop’taki köye de park yapan park delisi başkanın park macerası beklendiği gibi sürmeyecek, öykü fantastik bir hal alacak. Biraderler Birahanesi’nde ise şehrin havasından bunalan karakterin dağdaki köyünün havasını ciğerlerine çekme isteğinin depreşmesinin Özgür Mutlu’nun tatlı dilinden okumak keyifliydi. Fotoşop yalnız tüm öyküler içinde üzerimde en az etki yaratan öyküydü.

Hıp Dilimi Tuttum ise sevdiğim bir öyküydü ama Türk öykülüğünde sıkça işlenen, yalnızlık, sanrılı bir yaşam, suçluluk duygusu, travma, delilik gibi konular işlenmiş. Gerçeklik ve hayalin yer yer karıştığı öykü türü sevenleri tatmin edecek kıvamda.

Duvar metaforu üzerinden yükselen bir başka fantastik öykü Sol Kolumun Hikayesi’nde duvar metaforu üzerinden yükselen eleştirel, politik bir öyküydü. Gerçekten kızlık zarı  ve hapishane duvarının analojisi ilgi çekici.

Final en şahanesiydi bence. Orhan Pamuk’a selam çakılan Su Üçlemesinde muhafazakar bir bakış açısına sahip biri bile eklektik bir okumayla olanları ilahi bir kudretin işareti görebilir. Dünyanın çivisinin çıkması çift anlamlılığı üçlemenin en büyük zenginliği. Çivinin çıkması ya da ahlaki yozlaşmanın deliğinden çekilecek sular çekirdeği soğutacak ve dünyanın mührünü aşındıracaktır. Bu durumda deliği kapatmak ya da çiviyi yeniden çakmaktan başka çare yoktur…